YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10258
KARAR NO : 2021/2459
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK’nın 223/2-c-e maddesi gereğince beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Eşinin kardeşinin özürlü olmasından dolayı özürlü insanlara yönelik gerek araç gerek yaya trafiğinde yapılan haksızlıklara karşı hassas olduğunu ifade eden sanık …’ın, yönetimindeki araçla seyir halinde olduğu 30.12.2015 günü saat 18:35 sularında, üzerinde resmi kıyafeti olan katılanın idaresindeki otomobilin, katılan tarafından, özürlüler için tahsis edilen alana park edildiğini görüp, fotoğrafını çektiği park halindeki otomobilin görüntüsünü, “Muğla Radar ve Çevirme (Live)” isimli facebook sayfasında, “Bunu da yapan araç sahibi bir polis memuru üstelikte Muğla merkezde görev yapan” ibareleri ile birlikte paylaşmasının ardından, kızının özürlü olması nedeniyle özürlülere ait park yerlerinden faydalanma hakkı olan katılanın, 31.12.2015 tarihli şikayeti üzerine başlatılan adli soruşturma sonunda, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dava açıldığı olayda;
Katılan, kucağında engelli kızı olmasına ve otomobilinin önünde camdan görünür şekilde bırakılmış özürlüler için park kartı bulunmasına rağmen rızasına aykırı şekilde çekim yapılarak, kendisinin ve aracının deşifre edildiğini beyanla sanıktan şikayetçi olmuş ise de, sanık, halkın genelini ilgilendiren konu hakkında kamusal tartışma açmak ve polis memuru olması nedeniyle daha duyarlı olması beklenen katılanın nezdinde özürlü insanların haklarının korunmasına dikkat çekmek için eleştiri niteliğinde paylaşımda bulunmuş olup, katılana ait otomobilin plakasında herhangi bir uyarıcı ibare olmadığı, fotoğrafın arkadan ve akşam vakti çekildiği, paylaşım esnasında tahkir edici bir dil kullanılmadığı, katılanın özürlü çocuğu olduğunun öğrenilmesinin ardından yapılan paylaşımın silindiği de gözetildiğinde, sanığın, suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü derecede şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun maddesinin fıkra ve bendinin CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi olarak yazılmasıyla yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle aynı Kanunun 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki; “CMK 223/2-c-e” ibarelerinin, “CMK’nın 223/2-e” ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.