YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10910
KARAR NO : 2020/4456
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükümlerin beraat olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Olay günü, katılanın yaşı küçük oğlu olan mağdur …’ın sanıkların çalıştığı kreşte fenalaşması üzerine, kaldırıldığı hastanede beyin kanaması şüphesi ile ameliyata alındığını belirterek, çocuğunun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri iddiası ile kusuru bulunan kreş sahibi ve çalışanları olan sanıklardan şikayetçi olduğu olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 21/04/2014 tarihli raporuna göre, “mağdurun beyin kanaması geçirdiği, kanamanın ameliyat tarihinden önceki yaklaşık bir aylık zaman dilimi içerisinde meydana gelmiş olabileceğinin ancak kesin oluşum tarihinin tıbben belirlenemeyeceğinin saptanan beyin kanamasının kunt kafa travmasının yanısıra düşme, düşürülme ile de, küçüğün yaşı dikkate alındığında minor kafa travmaları ile veya baş boyun bölgesinin herhangi bir nedenle sarsılmasıyla da meydana gelebileceğinin aralarında tıbben ayrı yapılamadığının…” mütalaa olunduğu, kovuşturma sırasında dinlenen tanık beyanlarının sanıkların savunmalarını doğrulayan nitelikte olduğu, mağdurun beyin kanamasına sebebiyet veren düşme yada düşürülme yada başka bir sebebe dayalı etkenin kreşte gerçekleştiğine dair somut ve kesin bir delil bulunmadığı, kreş haricinde ve farklı bir zamanda da böyle bir travmanın meydana gelme ihtimalinin mevcut olduğu kanaati ile mahkemece, sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verildiği, kabulün oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek, mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 09.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.