YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1139
KARAR NO : 2020/6432
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir nedene dayanmayan, sanık müdafinin, ölüm nedeninin tam bilinmediğine, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, gündüz vakti idaresindeki tır ile meskun mahal içinde yer alan kontrolsüz kavşakta aracının ön kısmı ile kendi istikametine göre soldan yola giren ve karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya kavşak ortasında çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, olay günü tutulan kaza tespit tutanağında yayaya kusur atfedildiği, soruşturma aşamasında dosya üzerinden düzenlenen 17.12.2013 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu olup yayanın asli kusurlu olduğunun, kovuşturma aşamasında mahallinde keşif yapılarak düzenlenen 03.11.2014 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu olduğu yayanın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği ve mahkemece gerekçeli kararda herhangi bir neden belirtilmeden sanığın asli kusurlu kabul edilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve sanığın kusurunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, dosyanın bir kez de teknik üniversitelerin öğretim görevlilerinden oluşan bir heyetten kusur durumunu bildirir rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-TCK’nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, yargılama sürecindeki davranışları lehine değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesi uygulanan sanık hakkında, sanığın kişilik ve sosyal ekonomik durumu da dikkate alınarak, asli kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince paraya çevrilebileceği gözetilmeksizin, “Verilen cezanın süresi, sanığın asli kusurlu olması nazara alınarak” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mesleği kamyon şoförlüğü olan ve geçimini bu yolla sağlayan sanığın sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi;
Kabule göre de;
Katılanlar lehine takdir edilen vekalet ücretinin katılanlara eşit olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.