YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13908
KARAR NO : 2023/1469
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.07.2019 tarihli ve 2018/2258 Esas, 2019/8231 Karar sayılı kararı ile, “05.12.2013 tarihli olay yeri tespit ve görgü tutanağı içeriğine göre; sanık …’ın, üzerinde toprak ve çamur izi bulunmayan sanıklardan biri olduğu, olay yerinde bulunan eşyalar üzerindeki DNA profilleri ile sanığın DNA profilinin uyumlu olmadığı, diğer tüm sanıkların beyanı, tanık beyanları, iletişim ve baz istasyonu analiz raporu ve tüm dosya kapsamında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla; atılı suçtan sanık hakkında beraat hükmü tesisi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyet kararı verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/723 Esas, 2019/1165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.12.2019 tarihli ve 2019/118420 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,,
2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Her ne kadar sanık … hakkında kamu davası açılarak bu sanığın 2863 sayılı Yasaya muhalefet ettiğinden bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmış ise de, Yargıtay kararında belirtildiği üzere; 05.12.2013 tarihli olay yeri tespit ve görgü tutanağı içeriğine göre; sanık …’ın, üzerinde toprak ve çamur izi bulunmayan sanıklardan biri olduğu, olay yerinde bulunan eşyalar üzerindeki DNA profilleri ile sanığın DNA profilinin uyumlu olmadığı, diğer tüm sanıkların beyanı, tanık beyanları, iletişim ve baz istasyonu analiz raporu ve tüm dosya kapsamında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı gerekçesiyle, sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık bozma öncesi savunmasında; “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, sanıklardan … arkadaşım olur, olay tarihinde Kurtlar Vadisi dizisini izlemek için beni çağırmıştı, bu nedenle olay esnasında arkadaşım olan sanık …’a ait çay bahçesine gitmiştim, yapılan kazı ile benim herhangi bir ilgim ve alakam yoktur, olay mahallinde kazı yapıldığını da görmüş değilim, sanıklardan sadece …’ü arkadaşım olan sanık …’ın işyerinde daha önce gördüğüm için tanıyorum, diğer sanıkları tanımıyorum, diğer sanıkların izinsiz kazı yapıp yapmadıklarını bilemiyorum, olay esnasında jandarma geldiğinde kilitli yerden diğer sanıkları çıkarttıklarını gördüm, ancak oraya ne şekilde girdiklerini, nereden geldiklerini görmedim, üzerime atılı suçtan beraatime karar verilmesini talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.” demiştir.
3. Sanık bozma sonrası savunmasında; “… yeri sahibi benim çocukluk arkadaşımdır, haftada bir beni çağırır misafir olarak, ben o gün de misafir olarak gitmiştim, Jandarma bastığında depodan bir kaç kişinin çıktığını gördüm ancak benim olayla alakam yoktur.” demiştir.
IV. GEREKÇE
1.05.12.2013 tarihli olay yeri tespit ve görgü tutanağı içeriğine göre; sanık …’ın, üzerinde toprak ve çamur izi bulunmayan sanıklardan biri olduğu, olay yerinde bulunan eşyalar üzerindeki DNA profilleri ile sanığın DNA profilinin uyumlu olmadığı, diğer tüm sanıkların beyanı, tanık beyanları, iletişim ve baz istasyonu analiz raporu ve tüm dosya kapsamında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/723 Esas, 2019/1165 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/723 Esas, 2019/1165 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.