YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/14006
KARAR NO : 2020/7144
KARAR TARİHİ : 16.12.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2020 tarihli ve 2016/12-1160 Esas – 2020/19 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunludur. Aynı kurala 5271 sayılı CMK’nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu Kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
Dairemizin 19/06/2019 tarihli ve 2019/1301-2019/7486 sayılı bozma ilamı sanık aleyhine olmasına rağmen bozma sonrası yapılan yargılamada, talimat mahkemesi aracılığıyla duruşma davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen sanığın bozmaya karşı beyanının alınmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK’un 326 ve 5271 sayılı CMK’nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeksizin isteme uygun olarak BOZULMASINA; 16/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.