YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1947
KARAR NO : 2020/6561
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.288,24 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihindenitibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yağma suçundan 25.08.2013 – 26.11.2013 tarihleri arasında 93 gün tutuklu kalıp beraat eden davacının 12.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile talebine ilişkin davada yerel mahkemece 2.288,24 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde;
”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün gerekçeli karar başlığında ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat” olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiş, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden herhangi bir kesinti yapılmadan hesaplama yapılarak 2.459,53 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama yapılarak maddi tazminatın eksik tayini ile nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, tazminat miktarına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı vekili dava dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesine rağmen hükmolunan maddi ve manevi tazminatlarda faiz başlangıcının ”25.08.2013” olması gerekirken ”28.05.2013” olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. ve 2. fıkrasında davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlara işletilecek faizin başlangıcı olan ”28.05.2013” tarihinin, ”25.08.2013” olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 30.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.