YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3639
KARAR NO : 2020/3996
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 40.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 15.05.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Uyuşturucu madde ticareti suçundan 15.05.2009-24.01.2013 tarihleri arasında 3 yıl 8 ay 9 gün tutuklu kalıp beraat eden davacının 300.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile talebine ilişkin davada yerel mahkemece 40.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde;
Bozma ilamına uyulrak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın reddi gerektiğine ilişkin tüm, davacı vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
2- Dairemizin 24.04.2018 tarih ve 2017/9707 Esas – 2018/4676 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 26.03.2015 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.