Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/5127 E. 2023/1741 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5127
KARAR NO : 2023/1741
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/129 Esas, 2015/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.05.2019 tarihli ve 2015/418851 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanığın kastının delillerle sabit olduğuna,

3.Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Sanık hakkında üzerinden bir takım eşyalar çıktığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre bu eşyalardan sadece birinin Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait olduğu, 3.2 cm çapında 0.2 cm kalınlığında , bakır cinsinden sikke olduğu tespit edildiğinden dolayı cezalandırılmasının talep edildiği, hazırlık soruşturması sırasında aldırılan bilirkişi raporunun incelenmesinde sanık üzerinde ele geçirilen bakır sikkenin Osmanlı sultanlarından . dönemine ait olduğunun tespit edildiği, 2863 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin (a) bendinde ve Yargıtay 12. Ceza dairesinin 2012/33670 esas 2013/20889 karar sayılı ilamında da açıkça ifade edildiği üzere Osmanlı padişahlarından . .. …. ve .dönemine ve aynı çağdaki sikkelerin bu kanuna göre tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabileceği hüküm altına alındığından sanığın üzerinde bulunan .dönemine ait sikkeyi bulundurması eyleminde, sanığın suç işleme kastının bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık savcılıkta verdiği ifadesinde; “Ben … ilinde ikamet etmekteyim. Daha önceden … yapmış olduğumuz adını bilmediğim … ili . ilçesinde faaliyet gösteren inşaat firmasından alacağımızı almak üzere … ilinden .Turizme ait otobüse binerek 23.01.2015 tarihinde … ili . ilçesine geldim. Saat 12:00 sıralarında Kaynaşlı ilçesinde yemek yediğim sırada jandarma ekipleri gelerek benden kimlik sordular. Yapılan üst aramamda 77 adet sikke, 1 adet madalyon, 1 adet çift yönlü balta, 1 adet üzerinde mavi boncuk olan obje, 1 adet Osmanlı dönemine ait olduğunu düşündüğüm para, 9 adet eski İran parası, 1 adet şekerlik kapağı, 2 adet kehribar taşını ele geçirdiler. Kolluk görevlileri bu malzemeleri nereden aldığımı sordular, ben de bahsi geçen eşyaların dedemden ve babaaannemden miras yoluyla bana intikal ettiğini belirttim. Jandarma ekibinin söz konusu eşyaları istemesi üzerine rızamla teslim ettim. Söz konusu eşyaları … iline götürüp yaklaşık değerini öğrenip gerekirse satmayı düşünüyordum. Ben kaçak kazı yada define araştırması yapmadım. Yıllardır bu eşyalar …’da yukarıda belirttiğim ikametimde bulunuyordu. Bu eşyaları müze müdürlüğüne bildirme ihtiyacı duymadım. Üzerimde ele geçirilen eşyaların gerçek yada sahte olup olmadığı konusunda bir bilgim yoktur. Bugüne kadar pazarlamak için hiç kimseye bu eşyaları göstermedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.” demiştir.

3. Sanık savunmasında; “Ben bu hususta soruşturma evresinde beyanda bulunmuştum. o ifademi tekrar ederim.” demiştir.

4. 23.01.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu eserlerden 1 adet bakır sikkenin Osmanlı Sultanlarından I. Abdülaziz dönemine ait olup 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu, geri kalan eserlerin imitasyon olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Olay günü sanığın üzerinde 90 civarında tarihi eser bulunduğuna dair ihbar üzerine sanığın üzerinde yapılan aramada toplam 93 adet eser ele geçildiği, sanığın soruşturma aşamasında verdiği ve duruşmada kabul ettiği ifadesinde eserlerin atalarından kaldığını, eserleri … iline götürüp değerlerini öğrenip gerekirse satmayı planladığını beyan ettiği, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan suça teşebbüsten açılan kamu davası kapsamında, bilirkişi heyeti raporunda raporunda, dava konusu eserlerden 1 adet bakır sikkenin Osmanlı Sultanlarından. dönemine ait olduğu, geri kalan eserlerin imitasyon olduğunun tespit edildiği, 1 adet sikkenin 2863 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin (a) bendinde yer alan “Osmanlı Padişahlarından . .. …, ., V.. ve .ve aynı çağdaki sikkeler, bu Kanuna göre tescile tabi olmaksızın yurt içinde alınıp satılabilirler.” hükmü uyarınca yurt içinde alım ve satımı serbest olan eserlerden olduğu, bu hali ile sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/129 Esas, 2015/386 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.