Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/5906 E. 2023/4735 K. 02.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5906
KARAR NO : 2023/4735
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/415 E 2015/978 K
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/415 Esas, 2015/978 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen karara itiraz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü; “Tüm dosya kapsamı, sanık savunması ile bilirkişi raporu göz önüne alındığında; Sanığın mülkiyeti eşine ait ve I.derece doğal sit alanı içerisinde kalan Bursa ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevki 110 ada 19 parsel sayılı taşınmazın bahçesine, sanığın samimi ikrarı ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile de sanığın.her hangi bir yerden veya kurumdan izin almaksızın sondaj kazısı yapılarak su kuyusu açıldığı, açılan kuyuya çelik su borusu yerleştirildiği ve, bahçe zeminine beton tabla atıldığının sabit olduğu;

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9 uncu maddesi Yüksek Kurul veya Bölge Kurullarının kararlarına dayalı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni olmadan, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında her çeşit inşai ve fiziki müdahalede bulunmak, bunları yeniden kullanıma açmak veya kullanımlarını değiştirmek yasaktır. Onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, kazı veya benzeri işler, inşai ve fiziki müdahale sayılır. İlgili Kanunun 16 ncı maddesi korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana, sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevcuatına göre işlem yapılır. hükümleri göz önüne alındığında;

Sanığın bünyesinde “koruma,uygulama ve denetim bürolarının” kurulduğu Osmangazi ilçesi sınırları içinde kalan ve I. derece SİT alanı kapsamında olan … ilçesi, … Mahallesi, … mevki alanı içinde bulunan arazisi üzerine kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge müdürlüğünden izin almadan fiziki müdahele kapsamında kalan su kuyusu açılması ve kuyu etrafına beton tabla atmak süreti ile kültür ve tabiat varlığına fiziki müdahalede bulunmak suretiyle 2863 sayılı muhalefet suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.”

B. Sanık savunmasında; “Açıkçası ben kuyu açma işlemi için izin alınması gerektiğini bilmiyordum. Komşularımın yerlerinde de kuyular vardı. Onlarla ilgili bir işlem yapılmadığı için ben buna güvenerek açtım. Kullanamaya da devam ediyorum. Pişmanım, beraatimi talep ediyorum dedi. “

IV. GEREKÇE
Sanığın I. derece doğal sit alanı üzerinde kalan taşınmazda su çıkarmak amacıyla izinsiz sondaj çalışması yaptırdığının tespit edilmesi üzerine hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan inşaat ve arkeolog bilirkişi raporunda söz konusu uygulamaların 2863 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiğinin belirtildiği anlaşılmakla;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak,2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümde, sanığa ait tekerrüre esas alınan Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/343 esas 2008/658 karar sayılı 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın, ikinci kez mükerrir olduğu belirtilmeksizin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3.T.C. Anayasa Mahkemesinin, Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

4.Hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken, tekerrüre esas alınan ilamda sanığın birden fazla mahkumiyetinin bulunması sebebiyle, ilamdaki hangi mahkumiyetinin tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2015/415 Esas, 2015/978 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrüre ilişkin paragrafa; “Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/343 esas 2008/658 karar sayılı ” kısmından sonra gelmek üzere “10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin”,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.