YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6042
KARAR NO : 2023/735
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/358 Esas, 2015/1028 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“İddia, sanık savunması, keşif, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uzun süredir yurt dışında yaşadığı ve suça konu bahçeyle ilgilendiğine dair dosyada delil bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu ağaçların sanık tarafından dikildiğine dair delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilecektir. Bir an sanığın kendisi ya da talimatıyla başkası tarafından dikildiği düşünülse dahi yukarıdaki bilgiler de dikkate alındığında idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, koruma kurullarının kararıyla höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine izin verilmediği, yeni ağaç dikilmesine izin verilemeyeceğinin karar altına alındığı, idarece belirlenen bu hususlara uyulmaması halinde eylemin suç olarak düzenlendiği, bu hususun da TCK 2. maddesine aykırı olduğu, sanığın mülkiyet hakkına dayanarak zeytin fidanlarını diktiğinin kabulü gerektiği, suça konu yerin kazı çalışması yapılan yere uzak olduğu, tarihi eserlere ya da sit alanına zarar verme durumu olmadığı, sanığın suç işleme kastı bulunmadığının kabulü gerektiği, kaldı ki 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde fiziki müdahalenin tanımı yapıldığı, ağaç dikmenin fiziki müdahale olarak tanımlanmadığı, böylelikle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve suç kastı bulunmadığı kanaatine varılarak beraatine karar verilecektir. “
2. 26.06.2014 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile, … ilçesi, Ortaklar Beldesi, Tekin Köyünde, tapunun 19 parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerinde (8 x 12) sıra halinde toplam 96 adet zeytin ağacı ile zeytin ağaçlarının arasına karpuz dikilmiş olduğu, ağaçların bakımlı ve diplerinin çapalanmış olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık, 10.07.2014 tarihli hazırlık beyanında; dava konusu taşınmazın tapuda kendi adına kayıtlı bulunduğunu, 1973 yılından beri Almanya’da yaşadığını ve senede yalnızca bir aylığına Türkiye’ye geldiğini, bu sebeple bahçe ile ilgilenemediğini, iki yıl kadar önce …ni Köyü’nde ikamet eden … isimli şahıs ile bahçeyle ilgilenmesi ve mahsulün yarısını paylaşması konusunda anlaşmaya vardıklarını, o tarihten bu yana bahçe ile adı geçen şahsın ilgilendiğini, şahsın suça konu yerin sit alanı olduğunu ve üzerine ekim dikim yapılmaması gerektiğini bildiğini beyan etmiştir.
4. Sanık 15.10.2015 tarihli duruşmada alınan savunmasında; 19 no’lu parselin kendisine ait olduğunu, araziye zeytin fidanı dikmediğini, kimin diktiğini bilmediğini, yurtdışında yaşadığı için ilgilenen kimsenin bulunmadığını beyan ederek, 10.07.2014 tarihli hazırlık beyanını aynen tekrar ettiğini belirtmiştir.
5. Bilgi sahibi olarak ifadesi alınan … ‘ın 01.07.2014 tarihli hazırlık beyanında; dava konusu taşınmazın … isimli şahsa (sanık …’ın eşi) ait olduğunu, …’ın Almanya’da ikamet ettiğini, bir önceki yıl araziye zeytin fidanları diktirdiğini, 19 parsel üzerinde halen zeytin fidanları ve karpuz bulunduğunu, kendisinin arazinin bakım ve hasadını yaptığını, çapa yaptığını, karpuzları suladığını, çıkan mahsulü yarı yarıya paylaştıklarını beyan etmiştir.
6. Dava konusu taşınmaz, … II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 10.04.1991 tarih ve 1943 sayılı kararı ile tescilli Magnesia Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanında kalmaktadır.
7. Arkeolog bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 02.10.2015 havale tarihli raporda, izinsiz ağaç dikimi sonucu sit alanına zarar verildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin, Sanığın Mahkumiyetine Dair Hüküm Tesis Edilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığın, 10.07.2014 tarihli hazırlık beyanında; dava konusu taşınmazın tapuda kendi adına kayıtlı bulunduğunu, 1973 yılından beri Almanya’da yaşadığını ve senede yalnızca bir aylığına Türkiye’ye geldiğini, bu sebeple bahçe ile ilgilenemediğini, iki yıl kadar önce Gümüşyeni Köyü’nde ikamet eden … isimli şahıs ile bahçeyle ilgilenmesi ve mahsulün yarısını paylaşması konusunda anlaşmaya vardıklarını, o tarihten bu yana bahçe ile adı geçen şahsın ilgilendiğini, şahsın suça konu yerin sit alanı olduğunu ve üzerine ekim dikim yapılmaması gerektiğini bildiğini beyan ettiğinin, bilgi sahibi olarak ifadesi alınan … ‘ın da benzer mahiyette beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, Magnesia Antik Kenti 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda gerçekleştirilen suça konu eylemler nedeniyle, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesisi yerine, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Mahallinde … mühendisi bilirkişi refakatinde yeniden keşif icra edilerek, suça konu 96 adet zeytin ağacının hangi tarihte araziye dikildikleri tespit edilip, suç tarihinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hazırlık aşamasında bilgi sahibi olarak dinlenen … ‘ın tanık olarak duruşmaya çağrılıp olaya ilişkin beyanının alınmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/358 Esas, 2015/1028 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.