YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6212
KARAR NO : 2023/1238
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2019 tarihli, 2015/394206 sayılı ve “Davaya konu, … il merkezindeki, tapunun pafta 6, 201 ada, 52 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 26.12.1986 tarih ve 2930 sayılı kararı ile kültür varlığı olarak tesciline devam edilmesi gerektiğine karar verildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle uygulanan usullere göre mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı bulunduğundan” şeklindeki bozma görüşlü tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verilmesinin usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
” Her ne kadar … il merkezindeki 201 ada, 52 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıya bitişik aynı parselde sanık …’ın yetkili kurullardan izin almadan metal ayaklar ve branda ile kapatılan bir bölümü ve metal aksamlı sac ile kapatılmış ünitesi olan oto yıkama olarak ticari faaliyet gösteren otopark inşa ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın suça konu taşınmazın kültür varlığı olarak tescilli olduğunu bilmemesi ve suç işleme kastının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir.”
2. Kurul uzmanları tarafından 01.10.2014 tarihinde yerinde yapılan incelemeler sonunda, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 26.12.1986 tarih ve 2930 sayılı kararı ile tesciline devam edilmesi gerektiğine karar verilen taşınmazın ön cephesine bitişik olarak metal ayaklar ve branda ile kapatılan bir bölüm bulunduğu, yine tescilli parselde oto yıkama olarak ticari faaliyet yürüten metal aksamlı, üzeri sac ile kapatılmış bir ünite bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık … savunmasında, dava konusu yapının bahçesini . isimli şahıstan arsa olarak kiraladığını, daha sonra belediyeye oto yıkama ve otopark açmak için müracaat ettiğini, belediye görevlilerinin mahallinde keşif yaptıklarını, keşif sonrası kendisine ruhsat verildiğini, bunun üzerine yapıya dokunmadan demir profiller ile oto yıkama ünitesi yaptığını, taşınmazın tarihi eser olduğunu bilmediğini, sahiplerinin de tarihi eser olduğuna dair kendisine bilgi vermediklerini, gerekli izinleri belediyeden alarak oto yıkama işi yaptığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Dosya kapsamında mevcut tapu senedi incelendiğinde, 03.04.2012 tarihli satış işleminin öncesine kadar taşınmaz maliklerinden birinin, sanığın savunmasında adı geçen . olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece, sanığın tescilli taşınmazı kendisinden kiraladığı .’nın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp, dava konusu yapının tescilli olduğu hususunda sanığa bilgi verilip verilmediğine dair beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “2014” şeklinde gösterilmesi, isabetli görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/646 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.