Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/7559 E. 2020/6354 K. 24.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7559
KARAR NO : 2020/6354
KARAR TARİHİ : 24.11.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereği mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hukuki bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın dış cephe kaplamasını bir yıl öncesinde yaptığı, bu zaman zarfında düşen parçaları onarım amacıyla yanında 4 aydır sigortasız çalışan 25/12/2000 doğumlu, henüz 13 yaşında olan … ile olay mahalli olan üç katlı binaya geldiği, …’un olay günü gece vakti, 8,5 metre uzunluğunda, alüminyum merdiven üzerinde dış cephe yalıtım tamir işini yapmaktayken, başının dönmesiyle 4 metre yükseklikten aşağı düştüğü, sanığın tam kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
1-)İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre kazaya neden olan işin çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte çalıştırılabilecek yaş gruplarının belirlendiği, maktulün, 14 olan asgari yaşı dahi tamamlamadığı dolayısıyla çalıştırılmasının yasak olan grupta bulunduğu, İş Sağlığı Güvenliği Kanununca çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde çalışacakların, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağının bildirildiği, yine aynı Kanunda çalışana yapacağı iş hakkında eğitim verilmesi ve çalışanın iş güvenliğinin sağlanmasının işverenin yükümlülüğünde olduğu düzenlemelerine yer verildiği dikkate alındığında, yasak olmasına rağmen işvereni olan sanık tarafından dış cephe yalıtım işlerinde hiçbir eğitim aldırılmadan ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan çalıştırıldığı anlaşılmış olup, tüm bu gerekçeler ile sanık hakkında koşulları oluşması sebebiyle TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
2-)Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi,
3-)Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.