Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/8316 E. 2021/2339 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8316
KARAR NO : 2021/2339
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4, 5275 sayılı Kanunun 106. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
29.12.2015 tarihli tefhim edilen karar ile dosyadan el çeken mahkemece, katılan sanık …’in katılan sanık …’ye yönelik basit yaralama suçundan sehven hüküm kurulmadığı belirtilerek katılan sanık …’in kasten yaralama suçundan beraatine dair 01.03.2016 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek asıl hükme yönelik yapılan incelemede;
İddianamedeki anlatım ve uygulanması istenen sevk maddelerine göre; katılan sanık …’in, katılan sanık …’ye yönelik kasten yaralama suçunu işlediği iddiasıyla da dava açılmasına rağmen mahkemece katılan sanık …’ye yönelik bu suça ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, dava konusu edilen bu eylemle ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır
14/02/2015 günü katılanlar … ile eşi … ve sanık … ile eşi …’in hep birlikte sevgililer günü nedeniyle eğlenmek için Bademli beldesinde bulunan Dere restauranta gittikleri, ayrıca temyiz dışı sanıkların da eğlenmek amacıyla aynı mekana geldikleri, tarafların masalarında oturdukları sırada bir gruba ait masada uzun süre enstrüman çalınması yüzünden tartışma çıktığı, tartışma neticesinde katılan sanık …’ın masada bulanan sürahiyi yere çarptığı, kırılan cam parçaları nedeniyle, …’ın kulağından, … ve …’nün dudağından yaralandığı,genel adli muayene raporlarına göre yaralanmanın hayati tehlike oluşturmadığı, … ve …’nün yaralanmaları nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğu, …’ın ise sanıktan şikayetçi olmadığı olayda; mahkemece sanığın … ve … ‘ye yönelik eylemi nedeniyle bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyet hükmü verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, mahkumiyet kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, meşru müdafanın değerlendirilmediğine, bilinçli taksir koşulları oluşmadığına, yaralanmaların sanığın davranışı ile oluşmadığına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK’nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken “ayrı ayrı 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” denilerek hükümde karışıklık yaratılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün “A-1” bendinde yer alan “ayrı ayrı” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.