YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9320
KARAR NO : 2020/7100
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 22/6. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
1-Olay günü, gündüz vakti, meskun mahal içi iki yönlü asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile 4 yönlü kontrolsüz kavşağa geldiği sırada, kavşağın sağ kolundan gelen katılanın bulunduğu otomobil ile kavşak içerisinde çarpışmaları neticesinde katılanın 3. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; oluşa uygun olan 12.12.2013 tarihli ve 05.10.2015 tarihli bilirkişi raporları ile 04.02.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunda da belirtildiği üzere, kontrolsüz kavşakta sağdan gelen araca geçiş önceliğini tanımayarak kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde TCK’nın 22/6. madddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ayrıca;
2-Bozma ilamına uyulduğu takdirde, sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ”Basit yargılama usulü” düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK’nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; 15/12/2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.