YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9956
KARAR NO : 2021/6292
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62/1, 51/1-3-6-7-8, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, olay günü gündüz vakti, meskun mahal dışı, dört şeritli bölünmüş asfalt kaplı otoyolda sanığın en sağ şeritten sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında solundaki şeritte seyreden kamyonun önüne doğru ani olarak geçmesi üzerine kamyonun sanığın aracına çarptığı, sanığın aracının hakimiyetini kaybederek yolda dönmeye başladığı, bu esnada soldan ikinci şeritten gelen katılanın sevk ve idaresindeki kamyonetin sanığın aracına çarpmamak için fren yapmasına rağmen sanığın aracının ön kısımları ile katılanın aracının sağ yan kısmına çarptığı ve katılanın kamyonetinin şarampole doğru devrildiği, kaza neticesinde katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde 4. derece kemik kırığı ile, kamyonette bulunan diğer bir katılanın ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, trafikte “makas atmak” olarak tabir edilen eylemin sürücünün dikkatsiz ve ani hareketler ile art arda gereksiz şerit değişiklikleri yaparak trafik akışını tehlikeye düşürmesi ve şerit değişikliği hareketinin birçok kez tekrarlanması olarak kabul edilmesi gerekirken; olayımızda, sanığın kazaya karışan dosya dışı kamyon sürücüsünün önüne aniden geçerek hatalı şerit değiştirdiği, sanığın makas atarak ilerlediğine dair dosya içinde delil bulunmadığı, kaldı ki “makas atmak” eyleminin TCK’nın 21/2. maddesinde düzenlenen olası kast kapsamına değil 22/3. maddede düzenlenen bilinçli taksir kapsamına girdiği, ancak suçun işlenmesindeki özellikler itibariyle sanığın eyleminin basit taksir kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 21/2. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde teblignamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin eksik incelemeye, ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2-Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “sanığın amaç ve saiki” ibaresinin hükümden çıkarılması, hüküm fıkrasına ”Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisi vekille temsil ettiren katılan … lehine 1800 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.