YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10032
KARAR NO : 2023/4919
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/650 E 2015/864 K
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/650 Esas, 2015/864 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci, sekizinci fıkrası ve 53 üncü maddesi fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz itirazları ; Verilen kararı temyiz etmek istediğine ilişkin.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin kabulü;”Her ne kadar koruma kararından ve sit alanı olduğundan haberi olmadığından muhtarlıktan aldığı izin ile tadilat yaptırdığını savunmuş isede, alınan evraklar ve yapılan incelemede, suça konu yerin 19/07/2007 tarihli 2532 sayılı ön karar ve 07/08/2007 tarihli 2563 sayılı karar ile koruma altına alındığı ve aynı karar ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine 3 derece doğal sit alanında olduğuna dair kayıt konulduğu, Karabağlar belediye başkanlığının ihbari üzerine İzmir 1. Tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonunun kararının geçerli olduğuna dair yazı ile suç ihbarında bulunulduğu, sanığın daha sonradan 21/10/2009 tarihinde burayı satın aldığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhinin bulunmuş olması sebebi ile ve ilanlar nedeni ile sit alanı bilgisine sahip olduğu kabul edilerek savunmasına itibar edilmeyip mahkumiyetine karar verilmiştir. “
B. Sanık savunmasında; “… köyünde 195 ada, 6 parsel sayılı taşınmazı 2009 yılında … ve … den satın aldım. Aldığım bu taşınmazın içinde bir adet eski taş bağ evi vardı. Amacımda zaten bu bağ evini alıp oturmaktı. Satın alırken bağ evinin sit alanı içerisinde kaldığını bilmiyordum, banada böyle bir bilgi verilmedi. Satın aldığım bu bağ evini tamirat yapmak istedim. Köy sınırları içerisinde kalması nedeniyle muhtarlığa başvurdum dilekçemde tadilat yapmak istediğimi belirttim. Muhtarlıkta tadilat yapabileceğime dair bana yazı verdi. Bunun üzerine bende söz konusu taş binayı kaplama yapmak suretiyle yaşanabilir hale getirdim halende burada yaşamaktayım buranın sit alanı içerisinde kaldığını bilmiyordum. Sit alanı içerisinde kalsa bile söz konusu binanın korunması gerekir. Kültür varlığı kapsamında da değildir, aldığım tapu kaydında da böyle bir şerh yoktur, buranın sit alanı içerisinde kaldığını bilmemde mümkün değildir. Beraatimi talep ediyorum, burası benim tapulu yerimdir. Çorak bir araziydi, çevre düzenlemesi yapıp yeşillendirdim. Kararına aykırı bir işlemde yapmış değilim, sonradan öğrendiğime göre bu köy tamamen sit alanı içerisinde kalıyormuş, köyün sti alanı içerisinde kalması yıkılmaya ve harabeye dönüşmüş evlerin tamirat, tadilar ve bakımının yapılmasına engel değildir. dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
07.11.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile I. Derece doğal sit alanı üzerinde kalan parselde izinsiz tek katlı yapı yapıldığı tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suç konu taşınmazı 2009 yılında satın aldığını, aldığında parsel üzerinde eski taş ev olduğunu, tadilat yapmak için muhtarlıktan izin aldığını ve bunun üzerine tadilat yaptırdığını beyan ettiği anlaşılmakla;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/650 Esas, 2015/864 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.
…