Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10084 E. 2023/823 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10084
KARAR NO : 2023/823
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun’un 74/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Yapılan yargılama sonunda, 20.04.2011 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanun’un 74/2, 5237 sayılı Kanun’un 62, 53, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 15.07.2011 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın 25.11.2011 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit kabul edilerek, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, hükmün 03.11.2015 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne dava ihbar edilmediğinden, 20.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem sanığın savunmasının alındığı 06.04.2011 tarihli sorgu olup, 20.04.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 11.02.2016 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmıştır.

3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 06.04.2011 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.