YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10135
KARAR NO : 2023/4736
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/143 Esas 2015/279 Karar
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1-Sanığın suç işlediğinin sabit olduğuna,
2-Diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin kabulü;”İddia, sanık savunması, müdahil idare vekili beyanı, keşif, mahalli bilirkişi , teknik bilirkişi raporları, suça konu yerin sit alanı sınırları içerisinde olduğunu gösterir kroki, kaymakamlığın ilan tutanağı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; sanığın söz konusu duvarı yaptırdığına dair delil elde edilememiştir. Zira sanığın savunması ve mahalli bilirkişi beyanı birlikte değerlendirildiğinde duvarı sanığın damadı olan … tarafından yapıldığının beyan edildiği … hakkında mahkememizde 2015/86 E sayı ile dava açıldığı sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın yargıtay aşamasında bulunduğu gerek …’nin beyanları gerekse sanığın ve mahalli bilirkişi beyanları birlikte incelendiğinde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı, ceza yargılamasında fail hakkında mahkumiyet kararı verilebilmesi için sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması gerektiği, bu durumun ceza yargılamasının temel prensibi olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin tabii bir sonucu olduğu, bu ilkenin kabul edilmesinin sebebinin bir suçlunun cezasız kalmasının, bir suçsuzun mahkum olmasına tercih edilmesi olduğu, temel amacı hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasında kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet kararı verilemeyeceği anlaşılmakla, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut başkaca bir delile de ulaşılamadığından sanık hakkında atılı suçtan dolayı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
B. Sanık savunmasında; “Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim. Dava konusu duvarı ben yaptırmadım. Damadım … tarafından yaptırılmıştır. … bana şaka yollu burayı otopark yapalım demişti. Bende buna izin vermemiştim. Ancak ben burda yokken … söz konusu duvarları yaptırdı. Ancak şikayet edildikten sonra hiç kullanmadı. Yerleri de artan betondan betonladı. Şuan da söz konusu yeri … ve müşterileri ile Belediye tarafından kullanılmaktadır. söz konusu yer veraseten intikal eden yerdir benim de diğer kardeşlerim gibi hissem vardır. Atılı suçla bir ilgim yoktur. öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatteyse lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, dedi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
III. Derece doğal sit alanı üzerinde bulunan … Mahallesi, 317 Ada 6 numaralı parsel üzerine izinsiz olarak beton döküldüğü ve üç tarafından yerden iki metre yükseklikte taş duvar örüldüğünün tespiti üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında suça konu inşai faaliyetlerin damadı tarafından yapıldığını beyan ettiği, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişinin de sanığın beyanlarını doğruladığı, sanığın damadı olan …’nin de aynı yere ilişkin aynı eylemlerden dolayı yargılandığı ve ceza aldığı anlaşılmakla; mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut başkaca bir delile de ulaşılamadığından bahisle verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.