YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1020
KARAR NO : 2020/5057
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Uygulama : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanan; TCK’nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda…2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2007 tarihli 2004/472 – 2007/125 sayılı kararı ile TCK’nın 455/1 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.01.2009 tarihli kararıyla sanığın hukuki durumunun 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesi gereğince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulması üzerine, aynı Mahkeme tarafından 02.07.2009 tarihli 2009/253-2009/574 sayılı kararıyla lehe yasa değerlendirilmesi sonucunda TCK’nın 85/1, 62, 53/6. maddesi gereğince cezalandırılmasına CMK’nın 231. maddesi gereğince de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz üzerine 28.12.2009 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın 16.05.2011 tarihinde üst soya silahla kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek Gürpınar Sulh Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden, anılan suçu işlediği 16.05.2011 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK’nın 455/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç aynı Kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir.Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, suç tarihi olan 23.07.2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün sair yönleri incelenmeksizin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.