Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10243 E. 2021/9082 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10243
KARAR NO : 2021/9082
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/6, 63. maddeleri gereği mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde ölçülü şekilde alt sınırdan uzaklaştığı anlaşılmakla, mahkemece hükmedilen ceza tayini fazla görülmediğinden bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki 1 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin tayin olunan cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması sebebiyle, 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ceza miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki arazi taşıtıyla, alacakaranlık vaktinde, meskun mahal dışı, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü, virajlı, eğimli, köy yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, karşı istikamete geçerek şerit tecavüzünde bulunduğu esnada, aracının ön kısımlarıyla, karşıdan gelen sürücü Ali idaresindeki motosikletin ön kısmına çarpmasıyla, sanığın asli kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
1-TCK’nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak yerindeyse de sanık hakkındaki temel hürriyeti bağlayıcı ceza miktarıyla çelişkili olacak şekilde sanığın sürücü belgesinin teşdidin miktarında yanılgıya düşülerek 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
2-CMK’nın ”Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.