YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10424
KARAR NO : 2023/785
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/475 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.11.2020 tarihli ve 2016/188793 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü maddelerinin taksirli suçta uygulanamayacağından bahisle bu kısmın çıkartılarak düzeltilerek onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz isteği hükmedilen ceza miktarının az olduğuna,
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği hükmedilen ceza miktarının fazla olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece, … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 15.05.2014 tarihli Trafik Kazaları Araştırma Uzmanı, emekli trafik başkomiseri bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora iştirak edilmiş, sanığın idaresindeki otomobille, gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sağdan kendisine hitap eden kırmızı ışığa rağmen kavşağa giriş yapan sürücü …’un idaresindeki ticari taksinin sağ yan kısımlarına çarpmasıyla, sanığın tali kusuruyla bir kişinin ölümüne, bir kişinin ise hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 6. dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Olay tarihli kaza tespit tutanağında sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığından bahisle asli kusuruyla neticeye sebep olduğu hususuna değinilmiştir.
3…. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan Trafik Kazaları Araştırma Uzmanı, emekli trafik başkomiseri bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, kaza tespit tutanağında, olay anı görüntülerinin irdelenmeksizin olay anlatımı ve kusur dağılımı yapıldığından dolayı itibar edilemeyeceği, sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, diğer … sürücüsünü korna ile uyarmadığı, trafik ışığı kendisine izin verse bile trafik akımı kavşağa girişini engellediği halde, seyrine dikkatsizce devam ettiğinden bahisle kazaya tali kusuruyla sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
4.Sanık aşamalarda, kendisine hitaben yeşil ışık yandığı sırada geçiş yapmakta olduğunu, taksinin önüne aniden çıkması sebebiyle fren yapmaya dahi fırsat bulamadığını, olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
5…. Morg İhtisas Dairesi 29.05.2014 tarihli otopsi raporunda,
”…
kişinin ölümünün künt göğüs travmasına bağlı seri kot kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç kanama, pnömotoraksa bağlı solunum yetmezliği sonucu meydana gelmiş olduğunu kanaatini bildirir rapordur”.
Denilmektedir.
6.Olay anı kaza görüntüleri dosyada mevcuttur.
7.Katılan …’in kati adli muayene raporu dosyada bulunmaktadır.
8.Tanık … Cumhuriyet savcısı huzurunda ve mahkeme beyanında aynı doğrultuda anlatımda bulunarak, çarpma sesini duyar duymaz, kavşağın trafik akımına baktığında, ticari taksinin geldiği tarafa hitaben kırmızı ışığının yandığını belirtmiştir.
9…. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Müdürlüğü Ulaşım Daire Başkanı 09.05.2014 tarihli yazısında, önce anayol oto ile yan yol üzerindeki yayaya, ardından yan yol oto ile ana yol üzerinde bulunan yayaya yeşil yanmakta olduğunu, görüntüler incelendiğinde, sanığın sarı ışıkta, taksi sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğine değinilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A)Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, taksirli suçlarda uygulanması mümkün olmayan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında bulunan hak yoksunluklarına yer verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
B)Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda, sanığın tali kusurlu oluşu, ölen ve yaralanan kişi sayısı, yaralanmanın niteliği, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece yapılan ceza tayini yerinde görüldüğünden bu hususta hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
C)Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Sanığın tali kusurlu olarak bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına ve bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza miktarı isabetli bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un ”Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A numaralı paragrafta ve B-3 paragrafında açıklanan nedenlerle … Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2014/475 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.