Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10649 E. 2023/822 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10649
KARAR NO : 2023/822
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin, 14/01/2016 tarihli ve 2014/236 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11/11/2020 tarihli ve 2016/187111 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri;
1.Kusuru bulunmadığından hakkında ceza verilmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü
27/06/2013 günü … Devlet Orman İşletmesi Müdürlüğünün 129 nolu Bicik Orman Şefliğinin 339 adet ağaca karşılık gelen 733,431 m3 hacimdeki ağaçların kesme, sürütme ve taşıma işini üstlenen S.S. … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin, sürdürülen çalışmada Tandır Koç Kardeşler Ltd. Şti’nin sigortalısı olan ve bu şirketin finansal kiralama yolu ile aldığı ekskavatör makinesi ile yapılan çalışmada kepçe operatörü olarak görev yapan …’un, sevk ve idaresindeki … makinesi ile orman yolunda çalışma yaptığı esnada, kamyona yüklemeye çalıştığı tomruklardan birinin kamyonun üzerinden düşerek yolun alt tarafına inmesi üzerine, tomruğu geri almak amacı ile sevk ve idaresinde bulunan … makinesini yolun eğimli olan yamaç kısmına indirip buradan geri çıkarmak için gayreti sırasında yamaçtan aşağıya doğru inerken … makinesinin kontrolünü kaybederek … makinesi ile birlikte yuvarlanması sonucu vefat ettiği, belirtilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, ekskavatör operatörü olarak çalışan …’un daha önce de bu işte çalıştığını, alanı iyi bildiğini ve kazanın yükleme sırasında değil makine harekete geçtikten sonra meydana geldiğini tüm bu nedenlerle kendisine ait kusur bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Müştekiler sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etmişlerdir.

4.Olay yeri inceleme tutanağında kazanın meydana geldiği zeminin yumuşak, %70 eğimli ve 100m genişliğinde olduğu belirtilmiştir.

5.Dosyada mevcut bulunun ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 13/08/2013 tarihli bilirkişi raporunda; yan yol açmadan aşırı eğimli araziye dikey yönlü girmek sureti ile tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu kazaya ekskavatör operatörü …’un sebebiyet verdiği, soruşturma dosyasındaki mevcut belge kapsamı itibariyle diğer kusurluların tespit edilemediği görüş ve kanaati bildirilmiştir.

6.Soruşturma aşamasında, talimat mahkemesince aldırılan, dosyanın tevdii ile düzenlenen 31/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda, işi yöneten ve sevk eden olarak S.S. … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından herhangı bir gözetici görevlendirilmeksizin makinenin manevralarına izin verildiğinden kooperatif adına yetkili …’in tali kusurlu olduğu, yaptığı çalışma esnasında eğim ve toprak yapısını göz önünde bulundurarak dikkatli ve tedbirli davranmayan operatör …’un asli kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

7.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii ile düzenlenen 23/12/2014, 23/03/2015 ve 25/05/2015 tarihli bilirkişi heyet raporlarında, kamyona tomruk yükleme işinin yetkili eleman denetimi gözetimi ve sorumluluğunda yaptırılmadığı, müteveffaya … sağlığı güvenliği yönünden gereği gibi eğitim verilmediği ve emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırılmadığı, … sahasında geniş anlamda denetim mekanizması oluşturmadığı, işçinin emniyetsiz şekilde çalışmasının engellemediği nedenleri ile meydana gelen olayda sanık …’in tali kusurlu olduğu, tehlikeli şekilde meyilli arazide … makinesi ile hareket ettiğinden, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışından dolayı kazanın meydana gelmesinde ölen …’un asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

8.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2015 tarihli raporunda, kişinin ölümünün “multiple kafa kemiği travmasına bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu” görüş ve kanaati bildirilmiştir.

9.Sanık …’e ait güncel adli sicil ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık …’in başkanı olduğu S.S. … Köyü Tarım Kalkınma Kooperatifi tarafından ihale ile alınan, … Orman İşletmesi Bicik Orman İşletme Şefliğinin Bicik Serisi 129 nolu bölüm içerisinde yer alan ağaçların kesim ve taşınma işi kapsamında sözlü anlaşma ile günü birlik çalıştırılan ekskavatör operatörü …’un, olay günü ekskavatöre yüklediği tomruklardan birinin çalıştığı alanın aşağı kısmına düştüğü bunun üzerine ekskavatör ile aşağı doğru harekete geçen …’un seyri esnasında arazinin eğimli ve toprak zemin olması nedeni ile aracının kaydığı akabinde önüne çıkan çukura saplanarak ekskavatörün yuvarlanarak takla atması sonucu aynı gün olay mahallinde yaşamını kaybettiği ve Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/06/2013 tarihli ölü muayene tutanağı raporu ile kişinin ölümünün “multiple kafa kemiği travmasına bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu”nun bildirildiği olayda;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “sanık hakkında hükmolunan adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı”na hükümde yer verilmemesi ve 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca, sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi akabinde 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20 TL’den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç cezanın 12.100,00 TL yerine hesap hatası yapılarak 12.000,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52/3 maddesine aykırı hareket edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup düzeltilmiştir.

I.Sanığın Kusuru Bulunmadığından Hakkında Ceza Verilmesine Hükmedilmesinin Hukuka Aykırı olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporları doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı uygun bulunmakla, kararda bu yönüyle hukuka ayrılık bulunmamıştır.

II.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin, 14/01/2016 tarihli ve 2014/236 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık … hakkındaki (3) numaralı maddesinin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin (5.) paragrafının hükümden çıkarılması ile yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 50/4.maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00TL olarak hesabıyla 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.