YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10684
KARAR NO : 2023/744
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 201/300 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararının katılan … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan …’ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, ancak katılan …’ın temyiz isteminde bulunduktan sonra,16.01.2023 havale tarihli dilekçe ile “dosyada şikayetinden vazgeçtiğini” belirttiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanık … müdafii, sanık …, sanık …’ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 201/300 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile
1.Sanıklar …, …, …’in ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Sanıklar …, …’in 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2020 tarihli ve 2016/141516 sayılı, onama-bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafii ile sanık … ve sanık …’in Temyiz Sebepleri:
Sanıkların kusuru bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılan …’ın Temyiz Sebepleri:
1.Beraat eden sanıkların işveren olarak sorumlu olduklarına, beraat kararlarının bozulması gerektiğine,
2.Mahkumiyet kararı verilen sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü:
1. … … İlçesi ….. nin ruhsat sahibi olduğu, …. ruhsat sahibi olduğu sanık …’in bu şirketin yön kurulu başkanı olduğu,….. Nin 19.07.2010 tarihli Rödovans Sözleşmesine istinaden işletmecisi bulunduğu sanık …’in bu şirketin yön kurulu başkanı olduğu, sanık …’ın … şirketinin işveren vekili ve sorumlu müdür olarak görev yaptığı, sanık …’in … şirketinin taşeronu olarak ocakta mermer çıkarma işi yaptığı, sanık …’ın ise ocakta 3. kademe sorumlusu olduğu, mermer ocağında maktul … ile yaralanan …’ın Ermişler şirketi işçisi olarak çalıştıkları, olay günü belirtilen mermer ocağında mermer çıkarma işlemini 3. kademede yaptıkları esnada kullandıkları patlayıcının (dinamit) etkisi ile maktul …’nın bulunduğu yerden yaklaşık 3 metre geri ve 7 metre aşağıya fırlayarak düştüğü ve yaralanarak burada hayatını kaybettiği, katılan …’ın ise yaşamını tehlikeye sokacak basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte yaralandığı, maktulün ölüm sebebinin künt travmaya bağlı genel vücut hasarı, kafa kemiklerinde kırık, beyin kanaması sonucu olduğu, ölüm üzerinde başkaca etkili durumun olmadığı anlaşılmıştır.
2.Katılan …’ın sanıklardan şikayetçi olup uzlaşmayı kabul etmediği, ölen …’nın mirasçılarının şikayetçi olmadığı anlaşılmıştır.
3.Sanıklar Yalçın, Şeref ve Yıldıray alınan savunmalarında, suçlamayı kabul etmediklerini, olay tarihinde mermer ocağında patlatma işlemi yapılmadığını, kaya yuvarlanması sonucu olayın meydana geldiğini savunmuşlardır.
4.Sanıklar …ve Fahri Ermişler kusurlarının olmadığını, yönetim kurulu başkanı olarak sorumlu olmadıklarını beyan etmişlerdir.
5.Tanıklar Zeki, Yusuf ve Turgay Kaya’nın beyanlarında ocakta mermer çıkarılırken patlayıcı madde kullanıldığını belirtmişlerdir.
6. 08.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ile olay mahallinde tespit edilen bulgular, ateşleme kablosunun bulunması, maktül …’nün sırtüstü düşüş pozisyonu ve olay yerindeki etrafa fırlayarak dağılan taşların konumu, dikkate alındığında, mermer ocağında kaza anında patlayıcı madde kullanıldığı kabul edilmiş,
27.03.2015 ve 12.01.2016 tarihli heyet bilirkişi raporlarında şirketin patlayıcı madde satın alma ve kullanma ruhsatının bulunmaması ve kullanılan patlayıcının el yapımı olması, işveren yetkililerinin, işçileri çalışmaları sırasında uymaları gereken … güvenliği kuralları, önlemler ve usuller hakkında gözetim ve denetim altında bulundurmaması, işverenin işyerinde çalışan işçilere yönetmeliğe uygun gerekli … sağlığı ve güvenliği eğitimi vermemesi ve işçilerin işyerinde … ve güvenlikle ilgili hususlara uymaması nedeniyle olayın meydana geldiği, belirtilen önlemlerin alınmaması nedeni ile işveren vekili ve sorumlu müdür olan sanık …’ın asli kusurlu, yine olaya konu Mermer ocağında işletme sorumlusu sanık …’in asli kusurlu, olayın meydana geldiği 3. Kademe sorumlusu sanık …’ın asli kusurlu, maktül …’nın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
7. Sanık …’nin…c. A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı, sanık …’in…. yönetim kurulu başkanı olduğu, olaya konu Ocak alanında gerekli işlemlerin işveren vekili olan sanık … tarafından yürütüldüğü, kazanın asıl nedeni olan kaçak patlatma işlemi hakkında sanıklar …ve… …nin bilgilerinin olduğu konusunda savunmalarının aksine, dosyada delil bulunmadığı, şirketi yönetim kurulu başkanı olan bu sanıkların şirketlere ait bütün işletmelerde … güvenliği tedbirlerinin alınması konusunda denetleme yapma imkanlarının bulunmadığı, bu nedenle olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı kabul edildiğinden, olayın oluşuna uygun düşmeyen 27.03.2015 tarihli rapora itibar edilmemiş sanıklar …ve… …nin kusurları bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerekli görülmüştür.
Sanıkların müsnet suçu bilinçli taksirle işledikleri belirtilerek TCK’nın 22/3. maddesinin de uygulanması istemiyle cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de, olayda kusurlu olduğu kabul edilen sanıklar Yıldıray, Şeref ve Yalçın’ın neticeyi öngörerek kusurlu davranışlarda bulunduklarının sabit olmadığı bu nedenle, bilinçli taksirin öngörme koşulu gerçekleşmediğinden TCK’nın 22/3. Maddesi uygulanmamıştır.
5.Sanıkların güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …’in Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Beraat Kararı Yönünden;
Katılanın temyiz isteminde bulunduktan sonra, 16.01.2023 havale tarihli dilekçesi ile “dosyada şikayetinden vazgeçtiğini” belirttiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdur …’ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği REDDİNE, karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden;
Soruşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi raporunun ve kovuşturma aşamasında hazırlanan heyet bilirkişi raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve sanıkların kusura ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümlerde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yasak olmasına rağmen mermer ocağında dinamit patlatma usulü ile mermer bloku çıkarma işlemi yapılması nedeniyle sanıkların eyleminde bilinçli taksir koşulları oluştuğunun gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
Sanıkların eylemi nedeni ile bir kişinin öldüğü, …’ın yaralandığı, ancak temyiz aşamasında şikayetten vazgeçen …’ın 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yaralandığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince şikayetten vazgeçme bilinçli taksir halinde geçerli olmayacağından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … Haklarında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 201/300 Esas, 2016/23 Karar sayılı sayılı kararına yönelik mağdurun temyiz isteminin katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykıır olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar …,… ve … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden;
Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 201/300 Esas,2016/23 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereğince sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.