YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10785
KARAR NO : 2023/1944
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2013 tarihli ve 2011/347 Esas, 2013/67 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2013 tarihli ve 2011/347 Esas, 2013/67 Karar sayılı kararının 18.04.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 26.04.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü ve ikinci fıkrasında fıkrasında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararı ile açıklandığı, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.11.2020 tarihli ve 2016/222966 sayılı, incelenmeksizin iade görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Kararı temyiz ettiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü
1. “Sanık …’in müşteki …’nın oğlu olduğu, Kırklareli Merkez Dokuzhöyük köyünde annesi müşteki …’ya ait ikametin altında define olduğu düşüncesi ile sanık …’in annesinin evde olmadığı sırada 07/05/2012 tarihinde define araştırmak amacıyla ebatları ve fotoğrafları dosyada bulunan şekilde ev içerisinde kazı yaptığı, daha sonra bu fikrini paylaştığı diğer sanıklar … , … ve yanında dördüncü bir kişi ile birlikte 20/06/2011 tarihinde yine dava konusu evde define aramak amacıyla kazı yaptıkları, jandarmaya ihbar yapılması üzerine kazdıkları çukuru kapatmaya çalışırken yakalandıkları, sanıkların suçlarını ikrar ettikleri, yapılan yargılama, keşif bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmektedir.
2. Sanık savunmasında; “Dokuzhöyük köyünde bulunan halen annem …’nın oturduğu ve kardeşlerimle bana ait olan evde gömü olduğunu … da kahvede otururken ismi … soyadı … veya olan bir arkadaş bana söyledi, daha sonra bu … iddianamede ismi yazan … ve … isimli şahısları da alarak evde kazı yapmak için yanıma geldiler, akşam üzeri evin etrafında birlikte kazı yaptık, birisi herhalde ihbar yapmış olacak ki jandarma arabalarının ışığını görünce kazı işini bıraktık, arabaya binip … ya geldik, birşey de bulamadık, yarım metre çukur kazmıştık, o akşam çukur kazarken yanımızda şu anda huzurda bulunan … … isimli şahıs yoktu, söyleyeceklerim bundan ibarettir, arazi üzerimize kaytlı bizim arazimizdir. Daha önce ben tek başıma kazı yapmıştım, olay tarihindeki kazı ise dört arkadaşla birlikte yaptığımız jandarmanın geldiği kazıdır, ifadem hazırlıkta yanlış zapta geçirilmiş, beraatimi talep ediyorum, ancak ceza verilmesi halinde lehime olduğu için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ederim.” demiştir.
3. Temyiz dışı sanık … İspir savunmasında, “Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim o ifadelerim doğrudur, aynen tekrar ederim. 20/06/2011 tarihinde … nın annesine ait evde …, … , ben ve … evin dışında kazı yaptık, evin içindeki kazıdan haberim yoktur, … … İkitellide bir kahvede tanıştık, sonra … ya … in yanına geçtik, meyhanede buluştuk, … in köyünde kazı yapılıyormuş bunu duyduk bizde bir şeyler bulmak ümidiyle evin dışında kazı yapmıştık, pişmanım, beraatimi talep ediyorum, ceza verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ediyorum.” demiştir.
4. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Ben sanık … in ifadesini dinledim olay anlattığı gibi olmuştur, ben … isimli şahsı tanımıyorum, ancak biz kazı yaparken … … veya … isimli şahıs ben ve … ve … vardı, … … isimli şahıs orada yoktu, bana kazı yapma işini … söyledi, müşteki o akşam evde yoktu, sanıklardan … Kırklareli ilinde annesi ile birlikte oturmaktadır, olay tarihinde sanıklardan …’ i davet etmiş, … de bana … gel, bir yerde kazı yapacağız, senin de emeğin ne ise vereceğiz dedi, ben … ile birlikte Kırklareli iline gittik, … beyin bahçesine gittik, Recebin annesi evde yoktu, biz evin bahçesinde biraz kazı yaptık, herhangi bir şey çıkmadı, bunun üzerine kazıyı kapattık, tam bu sırada jandarmalar sivil bir vaziyette geldiklerini görünce … ve … … ile kaçtılar, daha sonra jandarma resmi araçla gelince ben kendim teslim oldum, diğerleri … ilçesinde yakalanmışlar, benim suç işleme kastım yoktur, suçumu bu şekilde kabul ederim, beraatime karar verilmesini isterim.” demiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 21.06.2011 tarihli Kazı Eylemine İlişkin Kurulan (3) nolu Hüküm Yönünden;
1. 21.06.2011 tarihinde gece 03.00 sıralarında kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine gidildiği, şahısların dur ihtarına rağmen kaçtığı, 05.00 sıralarında temyiz dışı sanık …’in yakalandığı, kazı alanının sanık …’in annesi …’ya ait evin bahçesinde olduğu, 190 cm boyutlarında 30 cm derinliğinde, ancak daha derin kazılmış ve üzeri kapatılmış halde olduğunun tespit edildiği, sanık …, temyiz dışı sanıklar … ve …’in kazı yaptıklarını ikrar ettikleri, savcılık aşamasında verdikleri ve yargılama aşamasında kabul ettikleri beyanlarında 70-80 cm derinliğine kazıp kapatmaya çalıştıklarını belirttikleri anlaşılmakla, sanığın 21.06.2011 tarihinde temyiz dışı sanıklar … ve … ile kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işlediği sabit olduğundan, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Mahkemece sanığın 21.06.2011 tarihinde işlediği kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan hüküm tesisi sırasında kısa kararın 3 nolu bendinde suç tarihinin 20.06.2011 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında 09.05.2011 tarihli Kazı Eylemine İlişkin Kurulan (2) nolu Hüküm Yönünden;
1. 09.05.2011 tarihinde sanık …’in annesi …’nın evinin kapısının açık olduğu, kapı girişinde toprak yığınının olduğu yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerinin olay yerine intikal edildiği, evde yapılan incelemede, evin içerisindeki odada sağ pencere tarafındaki seramiklerin 60×140 cm ebatlarında sökülmüş halde ve yüzeyin toprak olduğu, belirtilen bölgenin kazılıp kapatıldığı, artan toprağın çuvallara doldurularak koridora taşınmış olduğu, toprakla dolu 10 tane çuval olduğu hususlarının tespit edildiği, sanık …’in annesinin evinde, annesinin olmadığı zamanda tek başına kazı yaptığını kabul ettiği, bu hali ile sanığın 09.05.2011 tarihinde de kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak, her ne kadar mahkemece sanığın 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin olarak 21.06.2011 tarihli eylem de göz önüne alınarak aynı suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranda artırım yapılmış ise de; 09.05.2011 tarihli kazının sanık … tarafından tek başına annesinin evinin içerisinde yapıldığı, 21.06.2011 tarihli kazının ise sanık … ve arkadaşları tarafından annesinin evinin bahçesinde yapıldığı, bu hali ile 09.05.2011 tarihli ve 21.06.2011 tarihli suçlar olmak üzere sanık … açısından iki ayrı suç oluştuğu ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında 09.05.2011 tarihli kazı eylemine ilişkin hüküm tesisi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. “09.05.2011-21.06.2011” olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
III. KARAR
A.Sanık Hakkında 21.06.2011 tarihli Kazı Eylemine İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) nolu bendindeki “20.06.2011” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “21.06.2011” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 09.05.2011 tarihli Kazı Eylemine İlişkin Kurulan (2) nolu Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenle Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.