Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10797 E. 2023/1146 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10797
KARAR NO : 2023/1146
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/150 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3.Sanıkların suçunun sabit olduğuna,

4.Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki suçu oluşturduğuna,

3.Adli emanete kayıtlı eşyaların müsaderesi gerektiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanıklar …, …, …, … ve …’ın arkadaş oldukları, olay günü birlikte ilçe sınırları içerisinde bulunan . Mahallesine giderek gece vakti define aramaya başladıkları, bu durumu gören vatandaşların jandarmaya ihbar etmesi üzerine jandarma ekiplerinin olay yerine geldikleri, sanıkların alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri, sanık savunması, tanık beyanı, … Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden gelen yazı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, olay mahallinde yer alan kaya oyma mekanın tarihi bir hüviyetinin bulunmadığının bildirildiği, ayrıca İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 08.12.2015 tarihli yazısına göre, bahse konu alanda 2863 sayılı kanun kapsamında herhangi bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığı gözlemlenemediğinin bildirildiği, bahse konu bilirkişi raporu ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yazısının hüküm kurmaya elverişli olduğu böylelikle sanıklara atılı suçun unsurları itibari ile oluşmadığı gerekçesiyle, sanıkların beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık … savunmasında; “Ben bu olayla ilgili olarak daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Olay tarihinde amcamın oğlu olan … gelinlerinin rüyasında babama ait olan ve önce ahır olarak kullanılan harabe yerde altın gömülü olduğunu gördüğünü söyledi. Ben de “Biz orayı ahır olarak kullanmıştık eğer öyle bir şey olsa biz bulurduk.” dedim. … ısrarla orayı kazmamız gerektiğini söyleyince biz …’in evinden getirmiş olduğumuz kazma ile …, … ve ben arsayı kazmaya başladık. Daha sonra yorulduk ve ara verdik üç gün sonra da ben, …, …, … ve … ile birlikte yeniden gittik ve kazmaya devam ettik. Köşede bulunan taşları kazma ile çıkarttık bu işlemleri hep birlikte yaptık. Tam o sırada Jandarma geldi ve bizi yakaladı. Daha sonra ifade vermek amacıyla karakola gittik. Bizim amacımız orada altın bulmaktı. Yaptığım eylemden dolayı pişmanım. Beraatıma karar verilmesini talep ediyorum.” demiştir.

3. Sanık … savumasında; ” Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum, arkadaşım olan . köyüne gidelim arabamız yok dediler bana rica ettiler, yanımda oğlum …, …, … ile birlikte . köyüne gittik, harabe gibi bir yerin önüne gittik, ben aracın içerisinde oğlum … ile birlikte bekledik. Bu kişilerin ne amaçla Karahöyük köyüne gitmek istediklerini ben bilmiyorum, daha sonra ben bu ahırın olduğu yere girdim arkadaşlara “Burada birşey yok gidelim.” dedim, ardından Jandarma geldi, içeride bulunan kazma ve küreğin kime ait olduğunu bilmiyorum ancak ben ve arkadaşlarım herhangi bir kazı yapmadık, suçsuzum, öncelikle beraatime karar verilmesini isterim.Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.” demiştir.

4. Sanık … savunmasında; ” Ben babam …’ın yanında çalışırım, benim bu olaylarla hiçbir alakam bulunmamaktadır, olay günü babam ile birlikte Karahöyük köyüne gittik yanımızda …, …, … da vardı, ben ne amaçla . köyüne gittiğimizi bilmiyorum, hiçbir şekilde kazı yapmadık, suçlamaları kabul etmiyorum, öncelikle beraatime karar verilmesini isterim.Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.” demiştir.

5. Sanık … savunmasında; ” 08.11.2014 tarihinde vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, bu ifademe ekleyeceğim bir husus yoktur, suçlamaları kabul etmiyorum, kesinlikle biz olay yerinde kazı yapmadık, … ve …’ın bu olaylarla bir ilgisi yok, biz sadece …’ın arabası ile karahöyük köyüne gittik, öncelikle beraatime karar verilmesini isterim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.” demiştir.

6. Sanık … savunmasında, ” 08.11.2014 tarihinde vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ediyorum, biz harabe olan yere girdiğimizde içeride kazma ve kürek vardı, zaten kazı da yapmamıştık biz içeriye girer girmezde Jandarma ekipleri geldi, öncelikle beraatime karar verilmesini isterim.Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.” demiştir.

7. Mahkemece 30.11.2015 tarihinde mahallinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan bağımsız arkeolog bilirkişi raporunda, dava konusu yerin tarihi bir hüviyeti bulunmadığı tespit edilmiştir.

8. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü uzmanları tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 03.12.2015 tarihli raporda, dava konusu yerin tescilli bir alan olmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay günü saat 21.30 sıralarında muhtar …’in kolluk ekiplerini arayarak, sanıklardan …’ ye ait harabede kaçak kazı yapıldığı ihbarında bulunduğu, kolluk ekiplerince saat 21.55 sıralarında olay yerine intikal edildiği, eskiden ahır olarak kullanılan harabe yapıya girildiğinde sanıkların içeride olduğu, 4 farklı noktanın kazılmış olduğu, orta yerde çukur olan yere taş doldurulmuş olduğu ve içeride toprak yığını olduğu hususlarının tespit edildiği, olay yerinde 1 adet kazma, 1 adet kürek ele geçirildiği, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunun sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında kalan alanlarda işlenmesi halinde eylemin 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeki suçu oluşturduğu, sit alanı veya 2863 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamında kalmayan yerde işlenmesi halinde ise eylemin aynı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde suçu oluşturacağı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmayan alanda kazı yapmaya başladıkları, ancak kazı alanının derinliğine ve genişliğine ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bu hali ile sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki suça teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, dava konusu yerin tarihi bir hüviyetinin olmadığı ve 2863 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir kültür varlığına rastlanmadığı gerekçesiyle sanıkların üzerine atılı kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle sanıkların beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/150 Esas, 2016/105 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.