YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11220
KARAR NO : 2023/1334
KARAR TARİHİ : 19.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.11.2020 tarihli ve 2016/260962 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2.Sanık yönetim kurulu üyesi olmasa dahi taşınmazın maliki olduğundan izinsiz tadilat yapılmasını engellemesi gerektiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği;
1.Sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre; sanıklar …, …, .’ın … ili, . ilçesi, A. mahallesi, 2875 ada, 1 parsel sayılı yerde bulunan .Meslek Yüksek Okulu olarak kullanılan gayrimenkulün vakıf yöneticisi oldukları, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varılıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 16.09.1987 gün ve 3617 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillendiği, bilirkişi raporuna göre de onaylı projesi olmaksızın yapılan inşai faaliyetin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet oluşturduğu ve bu şekilde sanıkların üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında da sanık …’nın yönetim kurulu üyesi olmadığı, gerekçesiyle sanık …’nın beraatine karar verildiği, belirtilmiştir.
2. Sanık savcılıktaki beyanında; “. İlçesi, . Mah. 2875 ada 1 parselde bulunan taşınmaz adıma kayıtlı iken bu yeri hatırmadığım kadarıyla 2010 yılında.Meslek Yüksekokuluna bağışladım. Şu andada . Meslek Yüksekokulu bu binada hizmet vermektedir. İddia edildiği gibi ben belirtilen taşınmazda herhangi bir izinsiz inşai faaliyette bulunmadım. Belirtilen izinsiz uygulamaları halen hizmet vermlekte olan Plato Meslek Yüksekokulu yetkilileri yapmış olabilir. 15.08.2012 tarihinden 10.08.2032 tarihine kadar intifa hakkı belirtilen yüksekokuluna vermiştim. Bağış sözleşmesi ve diğer sözleşme evraklarını da ibraz edeceğim.” demiştir.
3. Sanık savunmasında; “Suça konu yapılan taşınmaz bana aitti, 2010 yılı veya öncesinde fiilen Plato Vakfına yüksek okul olarak kullanılması için bağışladım, ancak tapudaki işlem daha sonra yapıldı, ben taşınmaz üzerinde herhangi bir tadilat ya da değişiklik yapmadım, eğer mahkeme hakkımda mahkumiyet kararı verecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilsin.” demiştir.
4. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Ben kuruluşundan itibaren .Vakfın’da yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım, ben binadaki değişikliklerle ilgili bilgi sahibi değilim, bu konuda bir yönetim kurulu kararı olup olmadığını hatırlamıyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, eğer mahkeme hakkımda mahkumiyet kararı verecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilsin.” demiştir.
5. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Ben P.Vakfın’da yönetim kurulunda muhasip üyeyim, benim görevim vakfın muhasebesini yapmaktır, ben yönetim kurulu üyesi olarak oy ve imza hakkına sahibim, ancak ben binanın yeniden yapıldığını değil binada tadilat yapıldığını biliyorum, bu konuda yönetim kurulundan bir karar çıkartıp çıkartmadığımızı hatırlamıyorum, ancak tadilatın .Meslek Yüksekokulu tarafından yaptırıldığını biliyorum,eğer mahkeme hakkımda mahkumiyet kararı verecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilsin.” demiştir.
6. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Ben . Vakfı Mütevelli Heyeti başkanıyım, bu bina bize bağışlandığında yarısı yanmış haldeydi biz burada bir meslek yüksek okul yapmaya karar verdik, restorasyon işine başladık o esnada Ada yenileme projesi yapıldı ve bizim binanında buna aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, idare mahkemesi bizim lehimize karar verdi, bina halen faal durumdadır öğrencilerimiz de eğitimlerine devam etmektedir. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, eğer mahkeme hakkımda mahkumiyet kararı verecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilsin.” demiştir.
7. Dava konusu 2875 ada 1 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde; … adına kayıtlı iken 08.05.2013 tarihinde bağış işleminden Plato Vakfı’nın intifa hakkı olduğu, başlangıç tarihinin 15.08.2012, bitiş tarihinin 10.08.2032 olduğu, tapu kaydında taşınmazın eski eser olduğuna dair şerh bulunduğu anlaşılmıştır.
8. Dosya kapsamındaki imza sirkülerinden, Plato Vakfı’nın başkanının …, başkan yardımcısının …, muhasip üyesinin de … olduğu anlaşılmıştır.
9. Mahkemece 08.07.2015 tarihinde mahallinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan arkeolog, inşaat mühendisi ve kadastro bilirkişisi ortak raporunda, dava konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu, aynı zamanda Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi sit alanı içerisinde kaldığı, tescilli yapının 06.03.2007 tarihinde yangın geçirdiği, yapının temelden yıkılıp yeniden yapılmadığı ancak binanın iç ve dış mekanlarının yeniden yapıldığı, binanın çevresindeki tarihi dokuya uyum sağlayacak şekilde yenilendiği, eski haline uygun olarak yapılmış gözüktüğü izlenimi verse de izinsiz olarak ve Koruma Kurulundan onaylı proje olmaksızın inşa edilmiş olması nedeniyle eylemlerin 2863 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiği hususları tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından
1.Dava konusu korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki, Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi sit alanı içerisindeki yapının … adına kayıtlı iken, sanık … tarafından .Vakfı’na tapuda başlangıç tarihi 15.08.2012, bitiş tarihi 10.08.2032 olmak üzere 20 yıl süreyle bağışlandığı, dosya kapsamındaki imza sirkülerinden, . Vakfı’nın başkanının …, başkan yardımcısının …, muhasip üyesinin de … olduğunun anlaşıldığı, sanık …’ın savunmasında, dava konusu taşınmazı yüksek okul olarak kullanmak üzere 2010 yılı ve öncesinde fiilen bağışladığını, tapudaki işlemleri daha sonra yaptıklarını, taşınmaz üzerinde herhangi bir tadilat ya da değişiklik yapmadığını beyan ettiği, temyiz dışı sanıklar .ve .’nın da tadilatın vakıf tarafından yapıldığını beyan ettiği dosya kapsamında, mahkemece sanık …’ın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Açısından
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle … 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme son bent olarak; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.800 TL vekalet ücretinin Hazine’den alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.04.2023 tarihinde karar verildi.