YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1123
KARAR NO : 2021/7664
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davanın reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/483–2008/1238 sayılı sanık … hakkındaki ceza dosyası kapsamında, davacı şirkete ait olan … plakalı araca 11/05/2008 tarihinde el konulması sebebiyle 80.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece manevi tazminat talebinin reddine, 75.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/483-2008/1238 sayılı ceza dosyası getirtilerek, … plaklı aracın sahibi olan davacı şirket ile sanık … arasındaki hukuki ilişkinin tespit edilmesi, araca 11/05/2008 tarihinde el konulması ile birlikte, iade edilmesine karar verildiği 25/02/2015 arasında, aracın nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği, bu süreçte aracın değerinde bir azalma olup olmadığı, iade kararı sonrasında aracın davacı şirket tarafından teslim alınıp alınmadığı araştırılıp, diğer yandan tazminat davasına konu araç ile 2008-2015 yılları arasında ne kadar kazanç sağlanabileceğinin Şoförler Odasından sorularak, bu bedelden, bakım, yakıt, amortisman gibi giderlerin düşülmesi suretiyle, net kazanç kaybı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve aynı konu hakkında açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine, yerel mahkemece duruşma açılıp, davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamından 14/01/2005 – 04/11/2015 tarihleri arasında … plaklı aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu, el konulan aracın müsadere edilemeyeceğinin anlaşılması ile sicil kaydına şerh konulmak suretiyle daha az zarara yol açabilecek bir yolun da varlığına rağmen, yaklaşık 7 yıl el konulan aracın alıkonulması şeklindeki müdahalenin ölçülülük anlamında gereklilik ölçütünü sağlamadığı, bu kapsamda, davacı şirket lehine 5271 sayılı Kanunun 141/1-j maddesi kapsamında tazminat isteme koşullarının oluştuğu; mahkemece Dairemizin 17/12/2018 tarih, 2018/6821 – 2018/12191 sayılı ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, yukarıda belirtilen “… plaklı aracın sahibi olan davacı şirket ile sanık … arasındaki hukuki ilişkinin tespit edilmesi, araca 11/05/2008 tarihinde el konulması ile birlikte, iade edilmesine karar verildiği 25/02/2015 arasında, aracın nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği, bu süreçte aracın değerinde bir azalma olup olmadığı araştırılıp, diğer yandan tazminat davasına konu araç ile 2008-2015 yılları arasında ne kadar kazanç sağlanabileceğinin Şoförler Odasından sorularak, bu bedelden, bakım, yakıt, amortisman gibi giderlerin düşülmesi suretiyle, net kazanç kaybı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi” hususlarının yerine getirilmediği anlaşıldığından; belirtilen hususlar yerine getirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi;
Kabul ve uygulamaya göre de;
05/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, bu aralıkta hesaplanan nisbi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması sebebiyle ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.