YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11591
KARAR NO : 2022/2130
KARAR TARİHİ : 21.03.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2816 Soruşturma – 2016/1922 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, bu hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği, suç tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 1.00,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işletilecek yasal faiz talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın reddine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacının haksız yakalama, gözaltı nedenine dayalı olarak tazminat isteminde bulunulmuş olunması karşısında, tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/2816 Soruşturma – 2016/1922 Karar sayılı dosyasında davacı şüpheli hakkında 21.01.2016 saat 15:38’de yakalama tutanağı ve gözaltına alma tutanağında yakalandığı, 21.01.2016 saat 15:43’te ifade tutanağının bulunduğu, 21.01.2016 saat 15:55’te serbest bırakma tutanağının bulunduğu anlaşıldığından davacı hakkında yakalama işlemi yapıldığı bu nedenle davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın reddine karar verilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak “Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” yerine “Yakalama veya tutuklama sonrası KYO veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat” olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.