YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11612
KARAR NO : 2023/82
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle ölüme neden olma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarih ve 2014/271 E., 2016/218 K. sayılı kararı ile;
a)Sanıklar … ve … hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/4. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezasının günlüğü 30,00 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 31.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
b)Sanık … hakkında; taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/4. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezasının günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2020 tarihli ve 2016/307918 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar … ve … Müdafiin Temyiz Sebepleri
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
1. Eksik incelemeye,
2. Kusurunun bulunmadığına,
3.Tayin edilen cezaya,
4. Vesaire,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü saat 21:00 sıralarında sanık …’ın taşeronu olduğu, sanıklar … ve …’ün ise sahipleri ve yetkilisi oldukları … inşaat firmasında çalışan ölen işçi …’ın suça konu inşaatın 5. katında beton pompasının borusunu önüne alarak beton pompasının döktüğü harç betonunun geri geri ilerleyerek mastarla düzelttiği esnada, geri geri ilerlerken 5. katın kenarına geldiğini karanlıkta fark etmemesi sonucu, 5. kattan 15 metre yükseklikten zemine düşerek hayatını kaybetmiştir.
2. Maktulun kesin ölüm sebebini belirleyen 31.05.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; “…Mevcut bulgular, dikkate alındığında kişinin ölüm sebebi belli olduğu, özellikle sol parietal kemikteki çökme kırığı ölümcül bir yara olup beyinde aşırı tahribata yol açtığı, ölümünü açıkca izah ettiği, ölüm sebebi kafa travmasına bağlı gerçekleştiği, klasik otopside farklı bir bulguya ulaşılabileceği tahmin edilmediği tespit edilmiştir…” görüşüne yer verildiği görülmüştür.
3. Olay yeri inceleme raporunda, olayın meydana geldiği yerin açık inşaat sahası olduğu binanın 4 kat kısmının beton bölümlerinin ve 1 ile 2. katın duvar tuğlalarının kısmen örülü olduğu 5. kat kısımda beton dökülmesi ile kolonlar üzerinde ve tavanda kalıpların olduğu, her ne kadar çevresi istinat duvarları ile çevrili olsa dahi inşaat sahasına girilebilen yerlerin bulunduğu, bu inşaatın yol kenarına bitişik olduğu, şahsın son olarak bulunduğu nokta olan 4. kat zemin ile çarpma noktası olan toprak ara mesafenin 1520 cm olduğu, şahsın düştüğü zeminde su birikintisi olduğu bu kısımda ayrıca demirden iskele demiri olduğu bu demir üzerinde kan benzeri lekelerin olduğu, çevre istinat duvarı ile bina ara mesafenin ise 465 cm olduğuna ilişkin hususlara yer verildiği görülmüştür.
4. … Cumhuriyet Başsavcılığına ait 01.06.2014 tarihli Olay Yeri İnceleme Tutanağında; suça konu yerde bulunan inşaatın 5. katında beton dökme makinesi ile harç-beton döküldüğü, ölenin dökülen betonu düzeltme işinde çalıştığı, olayın meydana geldiği zamanın saat 21:00 sıraları olduğu dolayısıyla ortamın karanlık olduğu, sokak lambaları ve şüphelilerin temin ettikleri aydınlatma aracı olan projektörler yardımıyla aydınlatılmaya çalışıldığı, ölenin düzeltme yaparken işin niteliği gereği geri geri gittiği, kısmen dikkatsizliği kısmen de ortamın yeteri kadar aydınlık olmayışı ve sair tedbirlerin alınmayışı nedeniyle 5. katın kenarına geldiğini farkedememesi nedeniyle yaklaşık 15 metre yükseklikten aşağıya düştüğü, düştüğü zeminde tahta parçaları, küçük çaplı beton bloğu, demir destekleme demirinin olduğu, işçinin bunların üzerine düştüğü, özellikle kafasında çökme kırığı meydana geldiği, ölümünde bu sebepten olduğunun anlaşıldığı, buna göre, işveren / inşaat sahipleri ile işçi temin eden şüphelilerin %80 oranında kusurlu oldukları, çalışma yerinde yeterli aydınlatmanın olmadığı, söz konusu çalışmanın gündüzleyin veya çok iyi bir şekilde aydınlatılmış ortamda yapılmasının gerektiği, yetkili kimsenin gerekli uyarılarda bulunmadığının belirtildiği, bunun yanında %20 oranında ölenin de gereken dikkati göstermediği belirtilmiştir.
5. Yargılama aşamasında alınan 25.07.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; … İnşaat isimli … yerinde kalıp ve beton işini …’ın yaptığı, …’in ise ince işler sorumlusu olduğu, olay günü … olduğundan beton dökümünden habersiz olduğundan ve inşaata geldiğinde düşme olayı gerçekleşmiş olduğundan kusursuz olduğu, düşmeyi önleyecek tedbirlerin alınmaması, gecenin karanlığında beton dökümünün yaptırılması, mastar çekenlere gözcülük yaptırılmaması nedeniyle sanık …’ın, sanık …’ün ve sanık …’ün olayda kusur ve ihmallerinin olduğu, maktul …’ın birinci derecede asli kusurlu olduğu, sanık …’ın, sanık … ve sanık …’ün ikinci derecede tali kusurlu oldukları, sanık …’e cezai sorumluluk açısından kusur izafe edilemeyeceği görüşü bildirilmiştir.
6. Mahkemece hükme esas alınan 05.01.2016 tarihli İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda özetle; 6331 sayılı … Sağlığı ve … Güvenliği Kanun maddelerine uygun hareket ederek güvenlik tedbirlerini tam almamaları ve işçilerini güvenlik tedbir ve gereçlerini kullanmalarını sağlamadan çalışmalarına göz yummaları sebebiyle kazanın meydana gelmesinde sanıklar …, … ve …’ın asli kusurlu oldukları, maktulün güvenlik önlem ve kaidelerine tam uymadan ve gerekli güvenlik araçlarını kullanmadan çalışmasını sürdürmesi sebebiyle olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
7. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, olayın tanıkları N.K., S.G., F.K., S.C.Ç., M.A., E.T’nin beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu, aynı zamanda olayın tanıklarından olan müşteki …’ın ifadesini de desteklediği görülmüştür.
8. Katılanlar … …’ın her aşamada sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve mahkemece haklarında 09.04.2015 tarihli duruşmada katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
9. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebebinin incelenmesinde, tüm dosya kapsamı, sanıkların ve tanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları dikkate alındığında, sanıkların üzerilerine atılı taksirle öldürme suçlarını işledikleri sabit görülmekle haklarında mahkûmiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi sebebiyle, hükümler bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanıklar … ve …’ün inşaatın sahipleri/ortakları oldukları, taşeron olarak diğer sanık … ile irtibata geçerek inşaat işinde çalışmak üzere işçi temin etmelerini söyledikleri, ölen şahsın da temin edilen bu işçilerden biri olduğu, ölen işçinin ücretini sanık …’ın ödediğinin tanık beyanları ile sübut bulduğu, suça konu yerde bulunan inşaatın 5. katında beton dökme makinesi ile harç-beton döküldüğü, sanıkların huzuruyla çalışmaların yapıldığı, ölenin dökülen betonu düzeltme işinde çalıştığı, olayın meydana geldiği zamanın saat 21:00 sıraları olduğu dolayısıyla ortamın karanlık olduğu, sokak lambaları ve sanıkların temin ettikleri aydınlatma aracı olan projektörler yardımıyla aydınlatılmaya çalışıldığı, ölenin düzeltme yaparken işin niteliği gereği geri geri gittiği, kısmen dikkatsizliği kısmen de ortamın yeteri kadar aydınlık olmayışı ve sair tedbirlerin alınmayışı nedeniyle 5. katın kenarına geldiğini farkedememesi nedeniyle yaklaşık 15 metre yükseklikten aşağıya düşmesi sonucu olayın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
2. Tüm dosya kapsamı, diğer sanıkların ve tanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları dikkate alındığında, sanık …’ın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit görülmekle hakkında mahkûmiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Gerekçeli karar başlığında, katılanlar … ‘ın isim ve nüfus bilgilerinin yazılmamış olması, mahallinde ilavesi mümkün bir yazım eksiği olarak kabul edilmiştir.
C. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 14.04.2016 tarih ve 2014/271 E., 2016/218 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (2) ve (3) numaralı bentler dışında, sanıklar … ve … müdafiinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarih ve 2014/271 E., 2016/218 K. sayılı kararına yönelik sanıklar … ve … müdafiin ve sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendin (A) ve (B) paragraflarının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanıklar … ve … hakkında hükmolunan 2 yıl 11 ay hapis cezasının suçun işlenişindeki özellikler ve sanıkların sosyal ekonomik durumlarına istinaden, TCK’nın 50/4-1.a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 1060 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30,00 TL olarak hesabıyla, neticede 31.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına”, “Sanık … hakkında hükmolunan 2 yıl 11 ay hapis cezasının suçun işlenişindeki özellikler ve sanığın sosyal ekonomik durumuna istinaden, TCK’nın 50/4-1.a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 1060 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla, neticede 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.