YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11692
KARAR NO : 2023/914
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2020 tarihli ve 2016/310223 sayılı, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bozma görüşünü bildiren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1- Kusur durumuna,
2- Ceza miktarına,
3- Bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına,
ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1-Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
2-Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesi; “Sanığın samimi ikrarında da belirttiği gibi olay günü saat 23:00-24:00 sıralarında iki adet bira içerek morali bozuk olduğu halde çalıştığı şirkete ait araçla . Mahallesi .Bulvarında seyrederken saat 01:10 sıralarında karşıdan karşıya geçmekte olan yaya …’e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği,saat 03:08 sıralarında trafik ekipleri tarafından yapılan alkol muayenesinde 0.54 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda sanığın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin raporunda da belirtildiği gibi özensiz ve nizamlara aykırı hareket ederek aracını kullanırken yola gereken dikkati vermeyerek mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrini sürdürüp yaya geçidi bilgi levhasına yakın bir mesafeden yola giren yayaya mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğundan bilinçli taksirle olaya sebebiyet verdiğinin oluş ve kabulü ile eylemine uyan TCK’nın 85/1,22/3. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.” şeklindedir.
2. Sanık, alınan savunmasında “… saat 23:30 – 24:00 sıralarında .Mahallesinde bir parkta iki tane bira içmiştim, moralim bozuktu araçla . Mah. .Bulvarı .Cafeyi geçtikten sonra 50 metre ilerde normal hızla seyir halinde iken gidiş yönüne doğru yolun solundan orta kaldırımdan bir anda önüme bir şahıs çıktı, şahsı son anda gördüm ve çarptım, korktuğum için kaçtım, daha sonra rahatsız oldum polis merkezine kendim gittim, çarptığım kişinin öldüğünü öğrendim kazayı yaptığım yerde aydınlatma yoktu ve çok karanlıktı bu nedenle şahsı göremedim…” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle ölen …’in eşi katılan …’in aşamalarda sanıktan şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Ölenin kesin ölüm sebebini belirleyen, 30.03.2016 tarihli Otopsi Tutanağına göre; “… Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı sternum, çok sayıda kosta ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu …” belirtilmiştir.
5. Soruşturma aşamasında dosyaya eklenen 11.03.2016 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu ile yargılama aşamasında dosyaya eklenen 11.05.2016 tarihli … Trafik İhtisas Dairesi Raporuna göre, sanığın yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermeyerek, mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrini sürdürüp, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket ederek, yaya geçidi bilgi levhasına yakın bir mesafeden yola giren yayaya, mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle olayda asli kusurlu, ölenin ise seyir halinde bulunan vasıtaların hız ve yakınlığını yeterince kontrol etmeden yola girip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması nedeniyle tali kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
6. 05/03/2016 tarihli Alkol Tespit Tutanağına göre, kazadan iki saat sonra, saat 03:08’de yapılan ölçümde sanığın 0.54 promil alkollü olduğu belirlenmiştir.
7. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kusur Durumu Yönünden;
Olay günü saat 01:10 sıralarında sanığın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, 11 metre genişliğinde, bölünmüş, tek yönlü, düz, yüzeyi … sebebiyle ıslak yolda, gece vakti, aydınlatması bulunan ancak ışıklarının yanmadığı, görüşün far ışığı altında açık olduğu yolda seyir halinde iken, 3877 nolu trafik sinyalizasyon ışıklarına 43 metre kala karşıdan karşıya geçmek amacı ile kaplamaya giriş yapan ölene çarptığı, olay yerinden 29 metre geride yaya geçidi bilgi levhası ve 20 km/h hız tahdit levhası bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre, yol sathında yaya geçidi bilgi levhasına yakın mesafede araca ait … parçaları ve bunun 15 m ilerisinde kan izleri gösterildiği olayda, sanığın yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermeyerek, mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrini sürdürüp, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket ederek, yaya geçidi bilgi levhasına yakın bir mesafeden yola giren yayaya, mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarparak ölümüne sebebiyet vermesi nedeniyle
olayda asli kusurlu olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza Miktarı Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebep olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması oluş ve dosya kapsamına uygun görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Bilinçli Taksirin Koşullarının Oluşmadığı Yönünden;
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve olay anında yaklaşık 0,84 promil olduğu anlaşılan sanığın, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde … kullanamayacak olmasına rağmen … kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, eylemi basit taksir ile işlediğinin kabulü ve sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmaksızın bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin bilinçli taksirle işlendiği şeklindeki kabule dayalı olarak sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-3) bendinde açıklanan nedenle … Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.