Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/11736 E. 2022/1906 K. 14.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11736
KARAR NO : 2022/1906
KARAR TARİHİ : 14.03.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle; 16.788,66 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/212 E-2014/219 K. sayılı ceza dava dosyasında, davacının yağma suçundan tutuklandığı, anılan suçtan ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda 02.06.2014 tarihli karar ile davacının eyleminin TCK’nın 150. maddesi delaletiyle kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile TCK’nın 86/1, 86/3-e, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından ise 6136 sayılı kanunun 13/1 ve TCK’nın 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 375 TL adli para cezasına hükmedildiği, her iki hükmün de açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.09.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Davacı hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin temyiz aşamasında dolduğu göz önünde bulundurularak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının akıbetinin araştırılarak, denetim süresi sonunda ne gibi bir karar verildiği tespit edilip sonucuna göre davacının tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında dava türünün “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine, ”Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi” ibaresine yer verilmesi,
Kabule göre de;
1-Maddi tazminat hesaplanırken sanığın tutuklulukta geçirdiği süreden açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmündeki hapis cezalarının mahsup edilmesi sırasında sürenin bihakkın tahliye tarihi yerine hatalı olarak şartlı tahliye tarihi üzerinden hesaplanması neticesinde, maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “3.034,51” TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde “16.788,66” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.