YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11791
KARAR NO : 2023/81
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/1474 E., 2016/623 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85. maddesinin birinci fıkrası, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 üncü maddeleri gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi sonucu neticeten, 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 2016/314252 sayılı, düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasa hükümlerine açıkça aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
ilişkindir.
B. Sanıklar Müdafiin Temyiz Sebepleri
Somut bir nedene dayanmayan temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Sanıkların … Büyükşehir Belediyesi .’ de (… Su ve Kanalizasyon İdaresi) görevli oldukları, olay günü . Mahallesinde bulunan DSİ’ye ait sulama kanalındaki bir tıkanmanın muhtar tarafından haber verilmesi üzerine görevli olarak gönderildikleri, . Mahallesinin dışında bulunan ve köylülerin tarla ve bahçelerini sulamakta kullandığı yolun diğer tarafına yer altından suyun bağlandığı ve baca olarak isimlendirilen yerdeki tıkanmayı tespit edip bu tıkanmayı açacak aracı birinci bacaya yaklaştırarak tıkanıklığı açmak için … makinesiyle (Vidanjör) çalışma yaptıkları, sözlü olarak da çevrede toplanan vatandaşlara çalışma alanına yaklaşmamaları konusunda uyardıkları, tıkanıklığı açmak üzere kanal içerisine basınçlı su borusunu yerleştirdikleri, makinanın çalıştırılması ile basınçlı borunun kanaldan geri çıkarak basıncın etkisi ile sağa sola savrulmaya başladığı, basınçlı borunun uç kısmındaki metal kısmın ve 200 bar basınçla püskürtülen suyun, yerden yaklaşık 86 cm yükseklikte olan sağ baca kenarına merak saiki ile yaklaşıp bacanın içine bakmakta olan …’nın boyun kısmına çarparak ölümüne neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Soruşturma aşamasında alınan 09.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, … makinasına güvenli olarak belirlenen yaklaşma mesafesine riayet etmeden çok yakınında bulunması nedeniyle ölenin olayın meydana gelmesinde asli kusurlu, sanıkların ise … makinasının çalışması sırasında çalışma yapılan alanda ve … makinası etrafında yeterli ve gerekli güvenlik önlemlerini almada ihmali bulunduklarından, eşit derecede müşterek olarak olayın meydana gelmesinde tali kusurlu oldukları belirtilmiştir.
3. Yargılama aşamasında alınan ve 09.03.2016 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 03.04.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sanıkların işin emniyetli ve güvenli şekilde bir şekilde yapılması için, çalışma alanına girilmesinin yasak ve tehlikeli olduğuna dair ikaz levhası koymadıkları, çalışma alanına emniyet şeridi çekmeyerek güvenliği sağlamada ihmal gösterdiklerinden eşit derecede ve müşterek olarak tali kusurlu oldukları, olayın meydana gelişinde çalışma alanından uzaklaşmayan yaşına göre tedbirsiz davranış sergileyen ölenin ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
4. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, görgü tanıkları olan Salih B., Sedat S., Abdulkadir G. ve Nevzat K.’nın beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
5. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Grup Başkanlığına ait 02.09.2015 tarihli otopsi raporu, 10.07.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi dava dosyasına eklenmiştir.
6. Katılan … Y.’nin, her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve mahkemece hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
7. Sanıklara ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kararın Usul Ve Yasa Hükümlerine Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri
1. Tüm dosya kapsamı, sanıkların ve tanıkların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile Olay ve Olgular başlığı altında (3) ve (4) numaralı paragraflarda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları dikkate alındığında, sanıkların üzerilerine atılı taksirle öldürme suçlarını işledikleri sabit görülmekle haklarında mahkûmiyet kararları verilmesinde bir isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas – 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” gerekçesine ve (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi ile taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi sebepleriyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Diğer Temyiz Sebepleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/1474 E., 2016/623 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (2) ve (3) numaralı bentler dışında, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/1474 E., 2016/623 K. sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanıklar hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK’nın 50/4-1.a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanıklara verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanıkların sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla, sanıkların neticede ayrı ayrı 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına” ibarelerinin yazılması, hükmün birinci paragrafında yer alan “sanıkların kast ve saiki” ibarelerinin hükümden çıkarılması, hükmün yargılama giderlerine ilişkin paragrafında yer alan “müteselsilen” ibaresinin, “sebebiyet verdikleri oranda” olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.