Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/12417 E. 2022/2369 K. 28.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12417
KARAR NO : 2022/2369
KARAR TARİHİ : 28.03.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 150,00 TL manevi tazminatın karar tarihi olan 15/04/2016 tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 2.190,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.09.2015 tarihinde 1 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 150,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/4245 Soruşturma – 2015/3158 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.09.2015 tarihinde arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, bu hükmünün 18.01.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 5.000,00 TL manevi tazminat talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 150,00 TL manevi tazminatın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde;
Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak “koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine “Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde hükmedilecek tazminat miktarlarına yasal faiz işletilmesi talep edilmediği halde hükmedilen tazminat miktarlarına karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tazminat miktarının eksik olduğuna, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve sair tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.