YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12482
KARAR NO : 2022/2505
KARAR TARİHİ : 30.03.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kayden 03.01.1999 doğumlu 12 yaşındaki mağdur çocuk Ayşe’nin erkek arkadaşı olan tanık Kaan ile cinsel ilişkiye girdikleri esnada çekilen ve daha sonra yayılarak sanık …’nın eline geçen çıplak fotoğraflarının, sanık … tarafından, 15 yaşındaki tanık Ozan’a verilmesi biçiminde sanığa isnat edilen ve iddianamede TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak nitelendirilen eylemin, iddianamedeki anlatım, mağdur çocukla tanık Ozan’ın yaşı, mağdur çocuğa ait fotoğrafların özellikleri ve TCK’nın 44. maddesi dikkate alındığında, aynı Kanunun 226/5. madde ve fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçunu oluşturacağı, TCK’nın 66/1-d maddesi gereğince, anılan madde ve fıkradaki müstehcenlik suçunun asli dava zaman aşımı süresi 15 yıl, TCK’nın 67/4. maddesi uyarınca kesintili dava zaman aşımı süresi ise 22 yıl 6 ay olup, gerek 31.12.2011 olan suç tarihinden gerek zaman aşımını kesen en son işlem olan sanığın sorgu ve savunmasının alındığı 04.03.2014 tarihinden itibaren TCK’nın 226/5. madde ve fıkrasındaki müstehcenlik suçuna ilişkin dava zaman aşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede:
Dosyada mevcut 31.12.2011 tarihinde tanık Ozan ile mağdur çocuk arasında geçtiği iddia olunan facebook yazışmalarında; tanık Ozan’ın mağdur çocuğa ait çıplak fotoğrafları sanıktan aldığı yazılı ise de, tanık Ozan’ın; söz konusu facebook hesabının daha önce çalınması nedeniyle 31.12.2011 tarihli yazışmaların başka bir kullanıcı tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğine ve herhangi bir samimiyeti olmayıp, çalıştığı iş yeri yakınında oturmasından dolayı ismen tanıdığı sanıktan herhangi bir fotoğraf almadığına dair anlatımı, mağdur çocuğun; 31.12.2011 tarihinde öğrendiği eylemle ilgili olarak 03.07.2012 tarihinde sanıktan şikayetçi olması nedeniyle iddia ettiği olayın var olması muhtemel maddi delillerinin kaybına kendisinin sebep olması, ayrıca, soruşturma evresinde vekili huzurunda alınan 05.07.2012 tarihli ifadesinde, sanığın kendisi ile irtibata geçmediğine ve kendisine yönelik herhangi bir cinsel davranışı olmadığına dair beyanı, yaşadıkları yerin küçük olması nedeniyle ilçede yaşayanların birbirlerini tanımalarının normal olduğunu ve iddianamede isimleri yazılı çocuklarla ilgisinin bulunmadığını ifade eden sanıktan mağdur çocuğa ait herhangi bir görüntünün ele geçirilmemiş olması karşısında, sanığın, savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamasından dolayı sanık hakkında CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; iddianamede TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak nitelendirilen ve iddianame anlatımı ile TCK’nın 44. maddesi dikkate alındığında aynı zamanda TCK’nın 226/5. madde ve fıkrasındaki müstehcenlik suçunu oluşturduğu anlaşılan eylemin, sadece görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında tartışılması, hukuki nitelendirmenin sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından, bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 30.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.