YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1366
KARAR NO : 2020/5903
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : TCK’nın 136/1, 31/3, 62, 50/3, 50, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma evresinde onsekiz yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, hükümden sonra 02.06.2016 tarihli vekaletname ile müdafii tayin etmesi ve duruşmanın 26.05.2016 tarihli son oturumuna gelen olmadığının belirtilmesi karşısında, hüküm fıkrasından önceki; “Suça sürüklenen çocuk müdafiden tevsii tahkikat talebi olmadığı takdirde esas hakkındaki Son savunması soruldu: Suça sürüklenen çocuk müdafii: tevsii tahkikat talebimiz yoktur: Suça sürüklenen çocuğun öncelikle beraatine mahkemeniz aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ederiz dedi.” ibarelerinin sehven duruşma zaptında yer aldığı kabul edilip, suça sürüklenen çocuğun 08.06.2016 tarihli tebliğ üzerine öğrendiği hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin 11.06.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Suça sürüklenen çocuğun çok sayıda kişiye ait kredi kartı ve hesap bilgilerini başkalarına sattığına dair 22-25-27.03.2013 tarihli ihbarların ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında, suça sürüklenen çocuktan elde edilen materyaller üzerinde yapılan incelemede, suça sürüklenen çocuk tarafından, mağdurun Yapı ve Kredi Bankasına ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirildiğinin tespit edilmiş olması, mağdura ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulduğuna dair herhangi bir delil elde edilememesi, mağdurun alınan ifadesinde kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesini ifade sırasında öğrendiğini beyan ederek bir zararının bulunmadığını belirtmesi, iddianamenin de suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik eylemi ile sınırlı olarak düzenlenmesi karşısında, mağdura ait kart bilgileriyle ilişkilendirerek sahte kart üretimine yönelik herhangi bir faaliyette bulunduğu belirlenemeyen suça sürüklenen çocuğun, mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirmekten ibaret eyleminin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; tebliğnamedeki eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinden dolayı hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiş; fiili işledigi sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle hükmolunan cezanın üçte biri indirilmesine rağmen indirim oranının ½ olarak yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım yanlışı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi esnasında, TCK’nın 52/2. madde ve fıkrasının uygulama maddesi olarak yazılmaması ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 ve TCK’nın 52/3. madde ve fıkralarına uyulmaması,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 5. paragrafındaki “TCK 50. Maddesi” ibarelerinin, “TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri” ibareleri ile değiştirilmesi, aynı paragraftaki “4000,00 TL” ibaresinden önce gelmek üzere hükme “200 gün karşılığı” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.