Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/1680 E. 2021/5972 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1680
KARAR NO : 2021/5972
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacının 15.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.813,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK’nın “Tazminat isteyemeyecek kişiler” başlıklı 144. maddesinin 1-e bendinde; “Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar” hükmüne yer verildiği ve konuya ilişkin olarak Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarih 2013/531 esas 2015/157 sayılı kararında da, bir suç isnadıyla hakkında soruşturma yapılan kişi adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmuşsa artık bu kişinin tazminat talebinde bulunamayacağının kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, yine aynı maddenin 1-b bendinde “Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşen” kişilerin de tazminat isteyemeyeceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacının rüşvet ve emre itaatsizlikte ısrar suçlarından tutuklandığı, davacının soruşturma aşamasında sorguda alınan ifadesinde üzerine atılı suçları işlediğini kabul ederek tutuklanmasına neden olduğu, ancak yapılan yargılama sonunda üzerine atılı rüşvet suçunun unsurları itibariyle oluşmaması, emre itaatsizlikte ısrar suçu açısından ise kışla içerisinde cep telefonu bulundurma eyleminin suç olmaktan çıkarılması nedeniyle beraat kararı verildiği dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 144. maddesinin 1-b ve e bentleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine tazminata hükmolunması, gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, davanın 5271 sayılı CMK’nın 144. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (e) bentleri gereğince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.