Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2312 E. 2021/8672 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2312
KARAR NO : 2021/8672
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın TA İnşaat … Ltd. Şti’nin yetkilisi ve sahibi olduğu, …’in ise bu işyerinde duvar işçisi olarak çalıştığı, olay tarihinde 6. katın duvarlarının örülmesi sırasında asansörle tuğla çekildiği, Ömer’in herhangi bir koruma önlemi (…, asansör tutma demiri vs) alınmaksızın çalışmasına devam ettiği sırada aşağıdan yüklenen inşaat malzemelerinin kata geldiği ve asansörü kendisine doğru eliyle çekmeye çalıştığı sırada dengesini kaybettiği ve aşağıya düşmesi neticesinde vefat ettiği, 29/10/2014 tarihli Ölü Muayene ve Otopsi raporuna göre ölümün künt genel travma ve kafa travmasına bağlı kafatası ve etraf kemik kırıkları ile beyin ve iç organ kanaması neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiği, kazaya ilişkin olarak soruşturma aşamasında 25/12/2014 tarihli tek kişilik inşaat mühendisi ve A sınıfı … güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında alınan 3 kişilik mühendis ve … güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora göre sanığın ölene yüksekten düşmeye karşı kullanılması için herhangi bir donanım sağlamadığı, çalışılan alanı güvenli hale getirecek toplu koruma önlemlerini aldırmadığı, … raporu ve … sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim aldırmadığı, bu surette meydana gelen kazada asli oranda kusurlu olduğunun tespit edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusur durumuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 08/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Dosya içeriğine göre, sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu… Şirketi tarafından olay tarihinde on katlı apartman inşaatı işinin yürütüldüğü, inşaatta duvar işçisi olarak çalışmakta olan …’in, apartmanın altıncı katında bulunduğu, asansöre yüklenen tuğlaları kat platformuna alma işini yaparken dengesini kaybederek zemine düşmesi sonucu vefat ettiği,
Sanığın şirketi tarafından yürütülmekte olan on katlı bina inşaatı işinin “… Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine” göre çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanunun 15. maddesinin (2) fıkrasına göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten … raporu almadan işe başlatılamayacaklarının düzenlendiği, aynı Kanunun 17. maddesinin (3) fıkrasına göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği;
İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, , 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerekse uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.
Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.
Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları,
a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
b) Hareketin iradiliği,
c) Neticenin iradi olmaması,
d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,
e) Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi,
Şeklinde belirtilmiştir.
Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 8.1.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza … arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur.
Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.
Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.
Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir.
Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir.
Belirtilen kanuni düzenlemeler ışığında dosya kapsamı incelendiğinde, sanığın, çok tehlikeli … sınıfında yer alan bina inşaatında, 6331 sayılı Kanunun açık düzenlemesine, istenmemekle birlikte muhtemel tehlike ve neticelerin kendisi tarafından öngörülebilir olmasına rağmen, ölen işçi …’in inşatta çalışabileceğine dair … raporunu ve çok tehlikeli … sınıfında yürütülen faaliyeti ile ilgili mesleki eğitimini aldırmadan çalıştırdığı, ağır ve tehlikeli işlerde kalifiye eleman istihdam etme yükümlülüğüne uymadığı, bu sebeple sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı görülmüştür.
Nitekim benzer şekilde Dairemizin 21/04/2021 tarih ve 2019/7370 E.- 2021/3821 K. sayılı ilamında maden ocağında yürütülen faaliyetler sırasında meydana gelen … kazası sebebiyle şirket sorumluları ve işyeri hekimi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin “…. … Yeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen … kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten … raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair … raporu alınmadığı anlaşılmakla, işyeri yetkilisi ve işyeri hekimi olan sanıklar hakkında koşulları oluşması sebebiyle TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” sebebiyle bozulmasına karar verildiği;
Yine Dairemizin 14/03/2019 tarih ve 2017/1612 E. – 2019/3562 K. sayılı ilamında, döküm operatörü olan katılanın, sanığın yetkilisi olduğu şirkete ait ocaktan gelen erimiş madenin potaya dökülürken oluğa çarparak gözüne sıçraması sonucu sağ gözünden yaralandığı olayda, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün “…… Yeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen … kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer olan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten … raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17. maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği; dosya içeriğine göre katılana işveren tarafından koruyucu gözlük verilmediği, çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair … raporu alınmadığı, çok tehlikeli bir … kolunda çalışan katılana icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği anlaşılmakla, işyeri yetkilisi ve beyanına göre işveren vekili olan sanık hakkında koşulları oluşması sebebiyle TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi…”sebebiyle bozulmuştur.
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.