Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2662 E. 2023/1126 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2662
KARAR NO : 2023/1126
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Tapu ve Kurul’dan alınan cevaplarda yıkılan bina ile ilgili koruma kararının mevcut olmadığı, binanın afet riski altında bulunduğu, her an yıkılabileceği, şirket yetkilisi olan sanığın … Belediyesine müracaat ile yıkım ruhsatı aldığı, yıkılan bina ile ilgili tapu kaydında da herhangi bir koruma şerhi bulunmadığı, komşuları ile ilgili de şerh bulunmadığı, durum Kurul’a sorulsa dahi riskli bina olması sebebiyle yine sonucun değişmeyeceği, alınan tedbirler sonucunda yıkımın gerçekleştiği, tescilli eserlerin, komşuların bu işten zarar görmediği, sanığın da suç kastı ile hareket ettiğine dair bildirdiği savunmanın aksini gösterir kanıt elde edilmediği, bildirdiği savunmanın raporla doğrulandığı nedenle beraat kararı verilmesi gerekmiştir.”

2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı … Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından … Belediye Başkanlığı’na gönderilen 03.10.2013 tarihli yazıda, dava konusu binanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tespit edildiğinden yapının maliklerince yıktırılması için yıkım tebligatı yapılarak 60 günden az olmamak üzere süre verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.

3. … Belediye Bakanlığı’nın, … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne gönderdiği 23.10.2013 tarihli yazısı ile dava konusu bina eski eser komşuluğunda bulunmakla birlikte kendisinin de eski eser olup olmadığına ilişkin tereddüt hasıl olduğundan konunun incelenerek bilgi verilmesi istenmiştir.

4. … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nce, … Belediye Başkanlığı’na gönderilen 15.11.2013 tarihli cevabi yazıda, dava konusu yapının 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek nitelikleri taşımadığının, ancak korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazların komşuluğunda kalması sebebiyle parsele ilişkin imar durumuna esas uygulamaya yönelik herhangi bir başvuru olması halinde konunun imar mevzuatı açısından incelenerek Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 05.11.1999 tarih ve 664 sayılı ilke kararı gereği her türlü inşai ve fiziki uygulama öncesi Kurul görüşünün alınması gerektiği belirtilmiştir.

5. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı … Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nün yıkım tebligatına ilişkin yazısı, sanık …’in yönetim kurulu başkanı olduğu Konak Otelcilik ve Turizm A.Ş’de muhasebe müdürü olan Doruk Irmak isimli şahıs tarafından 30.11.2013 tarihinde tebellüğ edilmiştir.

6. … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca 13.06.2014 tarihinde yerinde yapılan incelemeler sonunda dava konusu yapının yıkılmış olduğu tespit edilmiştir.

7. … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18.09.2014 tarih ve 2572 sayılı kararı ile Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun 25.12.1986 tarih ve 2819 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 597 ada, 20 parsel, … I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 25.04.2001 tarih ve 12742 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 597 ada, 19 parsel, 10.03.2004 tarih ve 15826 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 598 ada, 1 parsel, yine … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 10.11.2010 tarih ve 3941 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen 597 ada, 5 parselin komşuluğunda bulunan dava konusu tescilsiz taşınmazda Kurul izni alınmadan yıkım işlemini gerçekleştirenler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

8. … Belediye Başkanlığı tarafından … Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen 26.02.2015 tarihli yazıda, … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 15.11.2013 tarihli yazısına istinaden suça konu yapıya ilişkin olarak yıkım ruhsatı düzenlendiği belirtilmiştir.

9. Sanık … savunmasında, suça konu binanın sahibi olan . ve Turizm A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli olduğu tespit edilerek yıkılması konusunda kendilerine tebligat yapıldığını, belediye tarafından yıkım için ruhsat verildiğini, … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 15.11.2013 tarihli yazısından haberlerinin olmadığını, yapıyı izinsiz yıkmak gibi bir kastlarının bulunmadığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık …’in, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli taşınmazların komşuluğunda bulunan tescilsiz yapıyı belediyenin verdiği yıkım ruhsatına istinaden yıktığı, … II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 15.11.2013 tarihli yazısından sanığın bilgisinin olduğuna dair dosya kapsamında savunmanın aksine delil bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/596 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.