Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2869 E. 2020/5814 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2869
KARAR NO : 2020/5814
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/2, 3, 62/1, 62/1, 50/3, 50/1, 52/2, 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 15:20 sıralarında, idaresindeki motosikleti park etmeye çalışırken kolluk görevlilerince görülmesi üzerine yaya olarak kaçmaya başlayan ve yapılan takip sonunda yakalanan suça sürüklenen çocuğun, saat 15:41’de kolluk alkolmetresiyle yapılan ölçüme göre 1,16 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, muayene saatinin 17:35 olduğu belirtilen doktor raporuna göre ise 0,31 promil alkollü olduğu, doktor raporu esas alınarak geriye dönük hesaplandığında kolluk görevlilerince durdurulduğunda suça sürüklenen çocuktaki alkol miktarının 0,61 promil olması gerektiği anlaşılmış olup, tespit edilen alkol promil miktarı ve dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir delil ve dışa yansıyan davranışları ile ilgili olumsuz bir tespitin bulunmadığı dikkate alındığında, yasal unsurları oluşmayan atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelere dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük, 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen temel cezasından TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması sırasında, uygulama maddesinin TCK’nın 31/3.maddesi yerine TCK’nın 62. maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.