YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/287
KARAR NO : 2020/5876
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki otomobille gündüzün şehir içindeki 7 metre genişliğindeki iniş eğimli hız limitinin 30 km olarak belirlendiği çift yönlü yolda seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle öncelikle yolun sağında araçların parkı için ayrılmış 2,5 metrelik banket alanda park halinde bulunan bir aracın sol arka kısmına çarptığı, direksiyonu sola kırmasıyla yolun sol tarafında park halinde bulunan başka bir araca devamla soldaki kaldırıma çıkarak burada bulunan 2 katılana çarparak nihayet kaldırımdaki bir ağaca da çarpıp durabildiği, katılanlardan birisinin hayati tehlike geçirecek, 3. derece kırık olacak ve gözünde işlev zayıflaması olacak şekilde diğerinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına mahal şartlarının üzerindeki hızda seyretmesi sebebiyle tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin kabul ve tespit edildiği olayda, mahkemenin ceza miktarı yönünden kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki cezanın fazla olduğundan bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, pişmanlık gösterdiğine yönelil sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi şeklinde gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1-a maddesi şeklinde gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. fıkrasınındaki “TCK’nın 50/1-a maddesi” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.