YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3314
KARAR NO : 2022/2037
KARAR TARİHİ : 16.03.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ölen …’nin, sanık …’in yanında inşaat işçisi olarak çalıştığı, sanık …’nin de alt işveren olduğu, olay tarihinde Olimpiyat Halı Saha inşaatında çalışan …’nin elektrik çarpması neticesinde 6 metre yükseklikten düşerek öldüğü, yapılan otopsi sonucu kesin ölüm nedeninin “elektrik yanığı, kafa içi kanama, sağ hemortoraks ile çoklu kosta kırıklarına bağlı gelişen komplikasyonlar” olduğunun anlaşıldığı, mahkemece hükme esas alınan 17.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, işe ait tüm risklere karşı önlem almadıkları, çalışmak için uygun ekipman ve çalışma platformlarını sağlamadıkları, işe uygun kişisel koruyucu donanımları temin etmedikleri veya çalışanın bunu kullanmasını sağlamadıkları gerekçeleriyle, sanık …’ün olayın oluşumunda %50, sanık …’in %30 oranda kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanık … hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, TCK’nın 62/1 uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak netice cezanın, 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak, yazılı şekilde 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak hesaplanması sebebiyle, sonuç para cezasının 15,200 TL yerine 15,100 TL olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanık …’ün beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “sanığın güttüğü amaç ve saik” gerekçeleri ile (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanıklara verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hükmün (A-1) ve (B-1) numaralı paragraflarında yer alan, “failin kastının yoğunluğu ve suç saiki” ibarelerinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.