Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3623 E. 2022/21 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3623
KARAR NO : 2022/21
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, ”Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat’’ olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin yokluğunda 02.12.2015 tarihinde verilen kararın davacı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasına gerek dosya içerisinden gerekse de UYAP’tan yapılan incelemelerde ulaşılamamış olup, karara karşı davacının temyiz süresinin öğrenmeyle başladığı, 03.02.2016 havale tarihli temyiz dilekçesi ile davacı vekilinin süresinde temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Davacı … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak veya sağlamak suçundan tutuklu olarak … 2. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılmış, 2011/115 esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sırasında, davacı sanık …’ın 04/05/2011 tarihinde savunmasını bizzat mahkeme huzurunda yaptığı, sanık 04/05/2011 tarihinde tahliye edildiği, 08/06/2011 tarihli duruşmada sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet kararı verildiği, 22/10/2013 tarihinde sanık hakkında verilen hapis cezası 2011/303 karar sayılı ilam ile kesinleştiği ve 01/01/2014 tarihinde sanık cezaevine alınarak cezanın infazına başlandığı, davacı sanık … müdafii Av.,,, 12/06/2014 tarihli dilekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, yerel mahkemece 2014/1187 D…. sayılı dosyası ile, işlenen suçun sanığın kardeşi … … tarafından işlendiği gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına karar verildiği ve sanıklardan … hakkında suç üstlenme, diğer sanık … … hakkında uyuşturucu ticareti yapma, başkasının kimlik bilgilerini kullanmak ve evrakta sahtecilik suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/29368 soruşturma sayılı dosyası ile sanık … … hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesine 2015/51 esas sayılı dava dosyası açıldığı, yine 2014/29552 soruşturma sayılı dosya üzerinden yapılan soruşturmada ise, sanık … … hakkında, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira, suçundan, sanık … hakkında, suç üstlenme suçundan,sanık … … hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçuna yardım etme suçundan aynı mahkemeye 2015/46 esas sayılı dosyası ile kamu davaları açıldığı, sanık … …’ın 02/03/2011 tarihinde … – … seferini yapmak üzere olan trende eşi … … ile birlikte trenin üçüncü vagonunda yolcu olarak seyahat ettikleri sırada, … ,,, köyü… tren istasyonunda trende yapılan aramada … …’ın oturduğu koltuğun sol karşısında bulunan bagaj koyma kısmında 17 kilo 500 gram ağırlığında esrar maddesinin ele geçirildiği, uyuşturucu yanında yakalanan sanık … …, kardeşi …’ın kimlik fotokopisini ibraz ederek ve kendisini … olarak tanıttığı, bunun üzerine … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, bu şekilde … …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığı, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/115 esas sayılı dosyanın yargılanması sırasında 04/05/2011 tarihli celsede sanık … …’ın kendisini … olarak tanıtmaya devam ederek savunmasını bu şekilde yaptığı ve daha sonra da tahliyesine karar verildiği, sanık … …’ın eşi … …’ın kendisini … olarak tanıtmaya devam edip, savunmasının alındığı duruşmada, yakalanan uyuşturucunun bulunduğu valizin sanığa ait olmadığı konusunda tanıklık yaptığı, 08/06/2011 tarihli duruşmada sanığın iddia edilen suçtan mahkumiyetine karar verildiği, 22/10/2013 tarihinde sanık hakkında verilen cezanın kesinleşmiş, 01/01/2014 tarihinde davacı …’ın cezaevine alınarak cezanın infazına başlandığı, sanık … vekili Av. …ın 12/06/2014 tarihli dilekçesiyle, müvekkilinin yanlışlıkla cezaevine konduğunu, uyuşturucu madde ticaretinden ceza alan kişinin müvekkilinin kardeşi … … olduğu, müvekkiline yanlışlıkla ceza verildiği, müvekkilinin beraatine karar verilemesi gerektiği iddiası ile yargılanmanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, yaptırılan kriminal incelemede, bilirkişinin 05.09.2014 tarihli raporuyla; 02/03/2011 tarihli uyuşturucuların ele geçirildiği aramada uyuşturucuların bulunduğu paketten elde edilen parmak izlerinin daha sonra ceza evine alınan …’a ait olmadığı, kardeşi … …’a ait olduğunun tespit edildiği, sanık …’ın 18/09/2014 tarihli infazın durdurulması kararı ile tahliye edildiği, sanıklardan …’ın savunmasında uyuşturucu ticareti yapmadığını, kardeşi … …’ın kendisinin kimlik fotokopisini kullanarak suç işlediğini, ziyaretine geldiğinde kendisine söylediğini ifade ettiği, sanık … …’ın 26.05.2015 tarihli duruşmada, yakalanan uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını, ancak olayda ağabeyi …’ın kimliğini kullandığını kabul ettiği, sanık … …’ın bu sebeple kardeşi … hakkında uyuşturucu ticareti yapmak suçundan dava açılmasına sebebiyet verdiği için iftira suçunu işlediği, ayrıca yakalanan uyuşturucu dolu valiz sanığın oturduğu kompartımanın bagaj bölümünde yakalanmış ve uyuşturucunun bulunduğu valiz üzerinde sanık … …’ın parmak izi tespit edildiği, sanık …’ın, kararın 22/10/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine 01/01/2014 tarihinde cezaevine girdiği, bu tarihten yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin verildiği 12/06/2014 tarihine kadar üzerine atılı suçu, kardeşi … …’ın işlediğini bildiği, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kardeşi … … yerine cezaevine girerek, suç üstlenme suçunu işlediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın “Tazminat isteyemeyecek kişiler” başlıklı 144. maddesinin (e) bendinde; “ Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar” hükmüne yer verilmiş, madde gerekçesinde de “Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suçu işlediğini veya suça katıldığını ifade ederek gözaltı veya tutuklamaya neden olmuş ise tazminat istemeye hak kazanmayacaktır.” amir hükmüyle birlikte, konuya ilişkin dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarih, 2013/531 esas, 2015/157 sayılı kararında da, ‘’5271 sayılı CMK’nın 142/1-e maddesinde açıkça adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanda bulunarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlara tazminat verilmeyeceği belirtilmiştir. Buna göre, bir suç isnadıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan kişi adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmuşsa artık bu kişinin tazminat talebinde bulunamayacağı kabul edilmelidir.’’ şeklindeki düzenlemeler karşısında, yerel mahkemece; her ne kadar davacı vekili tarafından kanun dışı mahkumiyet nedeniyle CMK’nın 141 ve 142. maddesine dayalı olarak 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; talebe gerekçe gösterilen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/115 esas, 2011/303 karar sayılı ilamı ile almış olduğu mahkumiyet hükmüne konu fiilin gerçek failinin kardeşi … … olduğunun kesinleşen hüküm sonrası vaki yargılamanın yenilenmesi talebi doğrultusunda yapılan araştırma ile tespit edilerek maddi gerçekliğin böylece aynı mahkemenin 18/09/2014 gün 2014/1187 değişik … sayılı kararı ile tespit edildiği beyan edilmek suretiyle haksız tutuklamaya dayalı tazminat isteminin dosyada mevcut davacı …’ın yargılamanın yenilenmesi prosedürü dahilinde maddi gerçekliği saptanan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/115 esas sayılı dava dosyasının konusunu teşkil eden fiilin faili olmak sıfatını kendi iradesiyle suç üstlenmek şeklinde edindiği hususuna ilişkin aynı mahkemenin 2014/349 esas, 2015/228 karar sayılı dosya yargılamasında süren suç üstlenme suçundan aldığı mahkumiyet hükmüyle belirlenmiş bulunması karşısında talebin yasal dayanağını oluşturan 5271 sayılı CMK’nın 144/e maddesi uyarınca gerçek dışı beyanda suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek koruma tedbiri hakkında uygulanmasına sebebiyet veren şahsın tazminat isteyemeyecek kişiler arasında sayılması ve hiç kimsenin kendi kusuruna dayalı hak iddia edilmeyeceği evrensel hukuk prensibi göz önüne alınarak şartları gerçekleşmeyen istem bakımından davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.