Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3679 E. 2022/1234 K. 21.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3679
KARAR NO : 2022/1234
KARAR TARİHİ : 21.02.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Trafiğin işleyişini düzenlemek için konulmuş olan hukuk kurallarının muhatabı sadece motorlu taşıt kullanıcıları olmayıp, yayalar da bu kuralların muhatabı olduklarından kendileri için öngörülen kurallara uymamak suretiyle bu yükümlülükleri ihlal ederek bir suçun kanuni tarifindeki unsurların gerçekleşmesine yol açmaları halinde yayalarında sübjektif durumuna göre gerçekleştirmiş olduğu fiilden dolayı sorumlu tutulmaları, başka bir anlatımla yayanın yola kontrolsüz bir şekilde aniden çıkması halinde, normal güzergahında seyreden bir sürücünün kendisine çarpmamak için ani manevra yaparak kaza yapması halinde kendisinden beklenen özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kazaya sebebiyet vermesinde taksirinden dolayı sorumluluğu yoluna gidilmesi mümkündür. Ancak yayanın sorumluluğu belirlenirken hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluğunun sınırları birbirine karıştırılmamalı, yayaya kusur izafe edilen her olayda cezai sorumluluğu cihetine gidilmemeli, yayanın cezai yönden sorumluluğu belirlenirken, taksirli suçların diğer unsurları yanında özellikle, sonuç üzerinde yayanın etkin bir davranışının bulunup bulunmadığı, bu davranışının sonucun doğmasına veya ağırlaşmasına etkisi değerlendirilmelidir. Yayanın sonuç üzerinde etkin bir davranışının bulunmadığı hallerde ise kusurlu olduğu saptansa dahi cezai sorumluluğuna gidilmemelidir.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; olay günü sürücü …’ın yönetimindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatmalı, meskun mahalde üç şeritli bölünmüş asfalt yolda sol şeritte seyri sırasında yolun solunda yer olan orta refüjden yolun sağına doğru geçmek isteyen yaya suça sürüklenen çocuk … ve kardeşi mağdur …’e sol şerit üzerinde çarpması şeklinde meydana gelen kaza neticesinde hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda, suça sürüklenen çocuk ve kardeşinin orta refüje 3 metre mesafede yol içerisinde ölenin çarpmasına maruz kaldıkları, oluşun kaza tespit tutanağı mümzilerinin beyanları ve suça sürüklenen çocuk ile anne ve kardeşinin beyanları ile de doğrulandığı, bu oluş karşısında, yaya suça sürüklenen çocuğun motosikletin seyir istikametini bozmadığı, ölenin yol içerisine girmiş olan yayaları gördüğünde duramayarak yayalara çarpmış olmasının mevcut hızından kaynaklanmış olduğu, yaya suça sürüklenen çocuğun sonucun meydana gelmesinde etkin bir davranışının bulunmadığı olay nedeniyle kendisine kusur izafe edilmiş olmasının da cezai sorumluluk açısından yeterli olmayacağı gözetilmeden beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesi ile adli para cezasının bir gün karşılığı meblağın belirlenmesine dayanak olan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 21/02/2022 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.