Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3707 E. 2021/9125 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3707
KARAR NO : 2021/9125
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanıklar hakkında; TCK’nın 89/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’ın sahibi olduğu Aydoğan Konutları İnşaat Ticaret Limited Şirketi tarafından yapımı devam Aydoğan Konutları inşaatının, bims duvar, tuğla duvar, alçı sıva, kara sıva, küpeşte, fayans ve kalebodur yapım işinin 08.05.2013 tarihli yazılı sözleşme ile sanık …’e verildiği, olay günü sanık …’in çalışanı …’ın, inşaatta bulunan yük asansörüne iskele yapımında kullanılmak üzere kalas yerleştirerek asansörü çalıştırdığı, asansör 2. kata geldiğinde asansörü durdurduğu ve kabin içerisinde bir kalas daha koyup asansör hareket ettiği esnada aşağıya düşerek öldüğü olayda, 06.10.2013 tarihli ‘’Olay Yeri İnceleme‘’ raporunda, asansöre yüklenen kalasların ebatlarının asansör ebatından büyük olduğunun, asansörün kaza esnasında ölen tarafından kumanda edildiğinin, asansörün sağ tarafında sviç olarak adlandırılan düğmenin bulunduğu, sviçe basıldığında asansör kapısının açık olduğu halde hareket ettiğinin, bunun haricinde kapı açıkken hareket etmediğinin tespit edildiği, sanık …’in kollukta verdiği beyanında, inşaatlarda, kaba inşaat alıp gerekli işleri birlikte çalıştığı arkadaşları ile bitirdiklerini, anılan inşaattaki bır kısım işlerin yapım işini sözleşme ile anılan şirketten aldığını, sözleşme gereği, inşaatta çalışan arkadaşların sigortalarını şirketin yapacağını ancak sigortalarının yapılmadığını, ölenin binmiş olduğu yük asansörünün, inşaata yakın olan kısmının açık olduğu zaman asansörün çalışmadığını ancak diğer tarafı açık olduğu zaman asansörün çalışabildiğini, taşeron olmadığını, iş güvenliğinin tamamıyla şirketin sorumluluğunda olduğunu beyan ettiği, sanık …’nin aşamalarda verdiği istikrarlı beyanlarında, anılan şirketin yetkililerinden olduğunu, anılan şirketin …’a ait olduğunu, sanık …’ın işlerinin yoğunluğu nedeniyle tüm şahsi ve şirket işlerinin yetkili ve sorumlusunun kendisi olduğunu, anılan inşaatta iş güvenliğine ilişkin gerekli her türlü önlem alındığını, taşerona gerekli tüm bilgilerin verildiğini, yapılan sözleşme gereğince, tedbirleri almakla görevli olan kişinin sanık … olduğunu beyan ettiği, sanık …’ın aşamalarda verdiği istikrarlı beyanlarında, anılan şirketin sahibi olduğunu, aynı zamanda bu şirket ile mütaahhitlik yaptığını, işlerinin yoğunluğu nedeniyle, işlerin
takip edilmesi ve başında durulması için sanık …’i yetkilendirdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanık …’nin, inşaattaki iş güvenliği ve işçi sağlığı tedbirlerinin alınması/aldırılması konusunda yetki ve sorumluluğu bulunduğunun tespit ve kabul ile sanığın …’ın ölümünde asli kusurlu olduğu ve sanık …’in de işçisinin iş güvenliğine uygun olmayan koşullarda çalışmasına müsaade etmesi nedeniyle asli kusurlu hareketi ile bir kişinin ölümüne neden olduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin, kusura, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, sanık … müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hüküm kısmında, sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin TCK 85/1 yerine TCK’nın 89/1 maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. paragrafındaki ‘TCK’nın 89/1‘’ ibaresinin çıkartılarak yerine ‘’TCK’nın 85/1‘’ ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yukarıda izah edilen olayda, sanık …’ın, anılan inşaatta işlerin yürütülmesi konusunda tüm yetki ve sorumluluğu sanık …’ye bırakmış olduğunu beyan etmesi ile sanık …’nin de bu durumu doğrulaması ve dosyada mevcut Ankara 23. Noterliğinin 02.01.2013 tarih ve 102 yevmiye nolu vekaletnamesi ile sanık …’ın inşaat alanındaki denetimler için sanık …’i yetkilendirmiş olduğunun anlaşılması karşısında, anılan inşaatın yapımını üstlenen şirketin sahibi olan sanığa atfedilecek kusur bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de ;
Hüküm kısmında, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken kanun maddesinin TCK 85/1 yerine TCK’nın 89/1 maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 22.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.