Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3968 E. 2022/9368 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3968
KARAR NO : 2022/9368
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanıklar … ve …’un mahkumiyetine, sanıklar … ve …’ın beraatine ilişkin hükümler, sanık …, sanık … ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, her ne kadar sanık … tarafından duruşmalı inceleme isteminde bulunulmuş ise de; talep uygun görülmeyip duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan incelemede;
23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü … ili, … ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Kışla Mahallesinde bulunan … Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu bir kişinin öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatını kaybettiğinin tespit edildiği olayda;
Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 06.06.2006 tarihinde ONİKS Mühendislik tarafından hazırlanan inşaat alanı jeoteknik zemin etüt raporu, Zend Mimarlık tarafından hazırlanan ve 17.01.2008 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası … Şubesi tarafından onaylanan binaya ait mimari proje, 15.04.2008 tarih ve 20008/09 numaralı yapı ruhsatı, 07.01.2009 tarihli yapı kullanma izin belgesi dilekçesi, 08.01.2009 tarih ve 2009/02 numaralı yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 2007 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı, apartmana ait mimari, statik, elektrik tesisat projeleri ile zemin etüt raporunun bulunduğu ancak statik hesap raporlarının olmadığının tespit edildiği, … Apartmanının yapım yılına göre 2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği,
14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, …, zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, 15.04.2008 tarihli yapı ruhsatı ve 08.01.2009 tarihli yapı kullanma izin belgelerine göre bina yol kotu altı 1 kat ve yol kotu üstü 5 kat olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, ruhsatta, binaya ait toplam kat sayısının belirlenmesinde, mimari ve statik projeler ile dosyadaki raporlardan farklı olarak zemin kat ve çekme katın tek kat olarak belirtildiği, bu nedenle de binanın toplam 7 kattan oluştuğunun anlaşıldığı, mimari projeden binanın …, zemin, çekme ve 4 normal kat olmak üzere toplam 7 kattan oluştuğu, dosya kapsamında elde edilen yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve projelerden binanın kat sayıları arasında farklılıkların bulunmadığı, ayrıca, bina toplam yüksekliğinin de birbirleriyle ile uyumlu olduğunun belirlendiği,
2007-Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğin “3.2 Genel Kurallar” bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, buna göre … Apartmanına ait statik projede beton sınıfı C20, donatı sınıfı ise S420 olarak belirtildiği, binaya ait hesap raporlarının bulunmadığı, … Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 10.03N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımlarının 5.46-17.24N/mm2 arasında değişmekte olduğu, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, sonuç olarak elde edilen ortalama basınç dayanımının, 2007 yılında yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C20’yı sağlamadığı, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar olduğunun belirlendiği,
Mahkemece hükme esas alınan 10/04/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; sanık …’nin yıkılan binanın “fenni Mesulü” olduğu, bu konuda taahütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanık …’un ise söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımında kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle sorumlu olduğu, sanık …’ın binanın mimari proje müellifi olarak yalnızca mimari tasarımdan sorumlu olduğu, binanın mimari projeye uygun yapıldığı, binanın toplam yüksekliğinin de birbirleriyle uyumlu olduğu, mimari proje ile ilgili bir eksiklik olmadığı, bu nedenle de mimar sanık …’ın kusurunun olmadığının belirtildiği,
Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları, yapılan inceleme, değerlendirme ve deliller neticesinde; 1.derece deprem bölgesinde yer alan … Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve … bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği anlaşılmakla;
I- Sanık …’ın taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanık …’ın taksire dayalı kusurunun bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının sanığın mahkumiyeti yerine beraatine eksik inceleme ile karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık …’ın taksirle öldürme suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde, sanık …’ın 09/07/2019 tarihinde temyiz aşamasında öldüğü tespit edilmiş olduğundan, sanık … hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA;
III- Sanıklar … ve …’un taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve …’un yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda … 1. Noterliğine ait 14.03.2008 tarih ve 2563 numara ile taahhütname vermiş olan sanık …’nin, fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık …’nin sorumlu olduğu, sanık …’un söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda;
1-Depremde yıkılan ve 1.derecede deprem bölgesinde bulunan … Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C 20’yi sağlamayan beton kullanıldığının belirlendiği, beton içerisinde standart dışı büyüklükte agregaların mevcut olması, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; buna göre sanıklar … ve …’un yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve … bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar … ve … hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-TCK’nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık …’nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.