Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4407 E. 2022/6650 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4407
KARAR NO : 2022/6650
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi

Taksirle öldürme suçundan sanık …’nin beraatine, sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:A-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre, olay günü, gece saat 00.15 sıralarında, yağmurlu havada, meskun mahal dışında, aydınlatmasız, iki yönlü karayolunda, sanığın sevk ve idaresindeki yolcu otobüsüyle nizami biçimde kendi şeridinde seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelip ıslak zeminli virajlı yolda aracını kaydırarak sevk ve idare hatasıyla şerit ihlali yapan sürücü …’ün sevk ve idaresindeki kamyon ile otobüsün kendi şeridi içerisinde çarpışmaları şeklinde meydana gelen olayda, iki kişinin öldüğü, on kişinin nitelikli, beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, oluş ve dosya kapsamına uygun olan kaza tespit tutanağı ve … Trafik İhtisas Dairesi raporlarına göre, otobüs şoförü sanık …’nin hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan … vekilinin, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığına, katılanlar … ve diğerleri vekilinin sanık …’nin kusurunun bulunmadığına ilişkin raporu kabul etmediklerine, eksik inceleme yapıldığına ilişkin, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden katılanlar …, …, … vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun ONANMASINA, B-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve katılanlar vekillerinin temyiz isteminin incelenmesine gelince, Sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile gece vakti, yağmurlu havada, iki yönlü ıslak zeminli yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hızlı girdiği virajda aracını kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek sevk ve idare hatasıyla karşı şeride girmesi sonucu, karşı istikametten gelmekte olan yolcu otobüsüyle çarpışması sonucu asli kusurlu olarak iki kişinin öldüğü, on kişinin nitelikli, beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, … Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, sanığın iki yönlü ıslak zeminli yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hızını aracının yük ve teknik özelliği ile yol, hava ve zemin şartlarına göre ayarlamayarak, ıslak zeminli yolda viraja hızını azaltarak uygun hızla girmeye özen göstermemiş, bu haliyle, hızlı girdiği virajda aracını kaydırıp direksiyon hakimiyetini kaybederek sevk ve idare hatasıyla karşı şeride girmesi sonucu, karşı istikametten gelmekte olan otobüs ile karşıklıklı çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur olmadığına, cezada indirim uygulanmadığına, katılan … ve diğerleri vekilinin bilinçli taksir hükümleri uygulanması gerektiğine, cezada takdiri indirim uygulanmasına, katılan … vekilinin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan … vekilinin ve süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden katılanlar …, …, … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölmesine, on kişinin nitelikli, beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması;2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, sanık ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.