YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4500
KARAR NO : 2022/10288
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; 17.08.2011 günü saat 12.00 sıralarında, … Tavuk Üretimi Ltd. Şti’ne ait fabrika sahasında yapımı … Elektrik Ltd. Şti tarafından yürütülen inşaatın 3. katında tabliye betonu atmak için hasır kalıp üzerinde çalışan işçilerden biri elindeki hortum ile beton boşalttığı, ölen … … vibratörle betonu sıkılaştırdığı, başka bir işçinin mastarlama yaptığı sırada, kalıpları tutan direklerin uygun şekilde desteklenmemeleri ve birbirlerine bağlı olmamaları nedeniyle artan ağırlık nedeniyle dengenin kaybolması sonucu üzerinde çalıştıkları kalıbın çökmesi neticesinde … …’ın 9 metre yüksekten düşmesi sonucu öldüğü, beton ve diğer malzemelerle kalasların üzerine döküldüğü, sanıklar … ve …’un yapı sahibi … şirketinin genel müdür yardımcıları, sanık …’ın müteahhit firma … Limited Şirketi yetkilisi ve şantiye şefi, sanık …’ın müteahhit firmada kalıp ustası, sanık …’ın … Yapı Denetim şirketi yetkilisi, sanık … Berber’in yapı denetim firması kontrol elemanı oldukları olayda,
15.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda, kullanılan çelik kalıp iskele sisteminin 9 metre yükseklikteki kalıp iskele sistemleri için uygun olmadığı, tek kat için üretilen 3 metrelik iskele sistemi ile 9 metrelik iskele sistemi kurulmaya çalışıldığı, üçer metrelik ve üç kat olarak toplam 9 metre ahşap kalıp altına monte edilen taşıyıcı direklerin güney – kuzey ve doğu – batı istikametinde ayrı ayrı birbirlerine bağlanması ve birbiri ile bağlanan direklerin başta ve sonda sabit bir noktaya veya yere bağlanması gerekirken bunun yapılmadığı, olayın birbirleri ile bağlanmayan beşerli gruplarla birbirlerine bağlı olan direklerin yük alınca montaj sırasında hatalı (istikametinde monte edilmeyen) direklerin kaymasıyla meydana geldiğinin belirlendiği anlaşılmakla,
21.07.2011 tarihli 28001 sayılı Resmi Gazetede dava konusu inşaatın yapı denetiminden sorumlu olan … Yapı Denetim Ltd Şti’nin ve bazı denetçi mühendislerin faaliyetlerinin 3 ay süre ile geçici olarak durdurulduğu, sürenin ilan tarihinden itibaren başladığının duyurulduğu, 04.08.2011 tarihli seviye tespit tutanağında, yapının gerçekleşme oranının %20 olduğu, tutanağın yapı denetim kuruluşunun faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması sebebiyle düzenlendiğinin belirtildiği, tutanağı düzenleyenler kısmında yapı denetim kuruluşu yetkilisi ve yapı sahibi … yetkilisi sanıklar … ve …’un imzalarının bulunduğu, tutanağın İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından onaylandığı anlaşılmakla,
16.01.2014 tarihli inşaat mühendisi ve … güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti ile … Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan 11.02.2015 tarihli bilirkişi heyet raporlarında;
Müteahhit firma yetkilisi ve aynı zamanda şantiye şefi sanık …’ın, +9 metre kotu kalıp sisteminde taşıyıcı elemanları/dikmeleri beton dökme faaliyeti sırasında meydana gelecek yanal yükleri taşıyabilecek emniyette tasarlatmamış olmakla, birbirine bağlı beşerli gruplar halinde döşeme altında kullanılan dikmelerin kuzey-güney ve doğu – batı yönlerinde aynı hizalarda olmasını sağlamamakla, kaymanın önlenmesi için her bir bağlantının başta ve sonda sağlam bir yere sabitlenmesini sağlamamakla, beton atıldığı sırada işin başında durmamakla veya kalıp sistemini ve nereye ne miktarda beton atılacağını bilen birisini yetkilendirip işin başında bulunmasını sağlamamakla, inşaatta gerekli ve yeterli emniyet önlemlerini almamakla, çalışanların yetkinliğini gerektiği gibi denetlememekle, işçilere kişisel koruyucu donanım verilmesini ve bunların işçiler tarafından kullanılmasını sağlamamakla, … güvenliği eğitimi vermemesi nedenleriyle asli kusurlu,
Kalıbı yapan ekibin ustabaşı sanık …’ın , olay mahalli kalıp sisteminin kurulması sırasında yeterince dikkatli davranmamakla, 3 metrelik dikmelerin 3 adedinin üst üste bağlanarak 9 metre boyunda dikme oluşturma işinin ekibince yapılmış olduğu dikkate alındığında kalıp yükünü taşıyamayacağını ve destek dikmelerin beton dökümü sırasında kayabileceğini tecrübesi dahilinde bileceği düşünüldüğünden bu konuda sorumlu şantiye şefini uyarmamakla, dikme gruplarını birbirine kendi aralarında başta ve sonda da sabitlenecek şekilde bağlamamakla mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüklerine gereğince riayet etmemekle tali derecede kusurlu,
Sanıklar … ve … Berber açısından, … Yapı Denetim firmasının 21.07.2011 tarihi itibari ile üç ay süreyle geçici olarak faaliyetten men cezası almasına rağmen, firma denetim elemanlarınca, olay günü ve olaydan 1 gün önce yapı denetim firma aracı ile fabrika sahasına gidildiği ve burada denetim yapıldığının anlaşıldığı, iki gün üst üste başka bir … nedeniyle bulunulduğu ve işçilerle sohbet amacıyla inşaata giriş yapıldığı hususunun hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yapı denetim firması üç ay süreyle faaliyetten men cezası almasına rağmen olay mahalli inşaatta denetim yapmaya devam etmekle ve yapılan denetim sırasında yeterince dikkatle davranmamakla, … Yapı Denetim firması yetkilisi sanık … ‘ın yetkin bir eleman yerine yeterli mesleki bilgisi olmayan elemanını denetleme işinde görevlendirmesi nedeniyle, kalıp destekleme sistemi yeterince uygun olmadığı halde onay vermesi ve mesleki bakımdan yeterli olmadığı anlaşılan sanık … Berber’in de tedbirsiz ve dikkatsiz davranması nedeniyle tali kusurlu,
Sanıklar … ve … açısından, 21.07.2011 tarihli 28001 sayılı Resmi Gazetede dava konusu inşaatın yapı denetiminden sorumlu olan … Yapı Denetim Ltd Şti’nin ve bazı denetçi mühendislerin faaliyetlerinin 3 ay süre ile geçici olarak durdurulduğu, 04.08.2011 tarihli seviye tespit tutanağında, yapının gerçekleşme oranının %20 olduğu, tutanağın yapı denetim kuruluşunun faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması sebebiyle düzenlendiğinin belirtildiği, tutanağı düzenleyenler kısmında yapı denetim kuruluşu yetkilisi ve yapı sahibi … yetkililerinin imzasının bulunduğu, yani yapı sahibi şirket yetkililerinin durumdan bilgisi olduğu, sanıklar tutanağı farkında olmadan imzaladıklarını belirtmekle beraber , tutanağın üst kısmında büyük harflerle “FESİH, GEÇİCİ FAALİYET DURDURMA VEYA İZİN BELGESİ İPTALİ SONRASINDA” açıklaması bulunduğu, tutanakta her iki sanığın da imzasının bulunduğu, sanıkların yeni bir yapı denetim firmasıyla anlaşmadan işlerin devamına izin vermekle tedbirsiz ve dikkatsiz davranmakla tali kusurlu olduklarının belirlendiği ve hükme esas alınan raporların oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemenin sanıkların mahkumiyetlerine yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve … müdafinin, kusur durumuna, bilirkişi raporlarının hatalı olduğuna, ceza miktarına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanık … hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik, sanıklar … ve … Berber müdafiinin sanıkların olay tarihinde görevli olmadıklarına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığına, erteleme ve CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik, sanıklar … ve … müdafiinin kusur durumuna, sanıkların sorumluluğunun olmadığına, ceza miktarına, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına yönelik temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanık … hakkında TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK’nın 62. maddesi gereği 1/6 indirimi sırasında 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ”suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
3)Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün “A-1, B-1, C-1, D-1, F-1, E-1” bendlerinde yer alan “suçun işlenmesinde kullanılan …” ibarelerinin hükümden çıkarılması, hükmün “A-2” bendinde yer alan “ 2 yıl 3 ay” ibaresi çıkarılarak yerine “ 2 yıl 1 ay” yazılması, hükmün “A-3” bendi çıkarılarak yerine, “Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, hükmün “B-3” ve “C-3” bendleri çıkarılarak yerine “Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 1 yıl 15 ay 10 gün hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 680 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 13.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması ve hükmün “D-3”, “E-3”, “F-3” bendleri çıkarılarak yerlerine “Sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.