YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4550
KARAR NO : 2023/1255
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 gün ve 2014/39 E. 2016/6 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/102081 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
1. Mahkemenin hükme esas aldığı raporda sanık doktorun yalnızca ameliyat esnasında kusursuz olduğunu belirten kısmına dayanarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna, tedavi süreci ameliyattan sonraki kısmı da kapsar nitelikte geniş yorumlanması gerektiğine, ameliyatı ve sonrasını ayrı düşünüp aradaki illiyet bağını kaldırarak hüküm kurmanın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine,
2. Maktulenin hayati riski yüksek olan ağır bir operasyon geçirmiş olduğuna, bu operasyonun neticesinde hastanın sağlığına kavuşabilmesi için özenli bir tedavi süreci geçirmesi gerekirken, bakımı yetersiz kalmış ve tedavisi özensiz bir şekilde yapılmış olduğuna,
3. Sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Ölen …’ün 10.07.2012 tarihinde … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sanık tarafından ameliyat edildiği, mide katlama ameliyatı yapıldığı, şikayetinin devam etmesi üzerine ikinci kez sanık tarafından tekrar ameliyat edildiği ve ikinci ameliyatından sonra durumunun tehlike arz etmesi sebebiyle yoğun bakıma alındığı, 22.07.2012 tarihinde 02:00 sıralarında yoğun bakımda olduğu sırada mide delinmesi komplikasyonu neticesinde öldüğü anlaşılmaktadır.
2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kuruluna ait 23.10.2013 tarihli raporda, hastanın ölüm sebebinin mide küçültme ameliyatı ve buna bağlı gelişen komlikasyonlar sonucu meydana geldiğinin bildirildiği görülmüştür.
3. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığı … Denetçilerin yaptığı değerlendirmede görevli doktorun tıbbi işlemleri zamanında yapmamak sureti ile …’ün ölümüne sebebiyet verdiği rapor edilmiş olup, ön inceleme raporu uyarınca 4483 sayılı Kanuna göre hakkında ön inceleme yapılan doktor Riza Kutaniş hakkında görevi kötüye kullanmak sureti ile taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan soruşturma yapılmasına izin verildiği, sanık tarafından yapılan itiraz … Bölge İdare Mahkemesince 24.04.2013 tarihli kararla reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4. Genel Cerrahi ve Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı . ve Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı . imzalı 22.10.2012 tarihli … Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığı … denetçiliğine gönderdiği yazısında; “…Sonuç olarak görevlendirme yazısında istenen konularla ilgili düşüncelerimiz aşağıya sıralanmıştır.
1-Hastaya uygun teşhis konmuştur.
2-Teşhise uygun olarak ameliyat öncesinde yeterli medikal tedavi yapılıp yapılmadığı dosyadaki bilgilere göre değerlendirilememiştir. Yapılan cerrahi girişim yöntemi, diğer ameliyat yöntemlerine göre pek çok konuda avantajı olan (Anastomoz olmaması, daha basit olması ve komplikasyon oranının az olması, daha kısa yatış süresi ve benzer başarılı sonuçlar sağlaması ve geriye dönüştürülebilir olması açısından) bir yöntemdir. Teşhise uyumlu ameliyat yapılmıştır.
3-Beden kitle indeksi 45.3 kg/m2 olarak hesaplanan bu hastada ameliyat gereklidir. 10/07/2012 tarihli 1. Ameliyatın ayrıntıları ameliyatın kısa notu ve ifadelerden anlaşılmaktadır, ancak video kaydı bulunmadığından bilgi, beceri eksikliği ve ihmal olup olmadığı konusunda net cevap verilemez.
4-17/07/2102 tarihinde yapılan 2)ameliyat sırasında kanama veya diğer karın içi sıvıların nereden kaynaklandığı belirlenmeden ameliyatın sonlandırılması bazen zorunlu olabilir, tüm çabalara rağmen belirlenemeyebilir, ya da belirlemek için yapılacak eksplorasyon işlemleri organlarda geri dönüşümsüz hasarlar oluşturabilir. Ancak -bilirkişi görüşü şeklinde 2. ameliyat sırasında yapılması gerektiğine inandığımız bir prosedür olarak, “17/07/2012’deki ameliyatta nazogastrik sondadan serum fizyolojik veya metilen mavisi gibi sıvı verilerek perforasyon odağının belirlenmeye çalışılıp çalışılmadığı” konusunda dosyada bilgiye rastlanmamıştır.
5-Hastaya ameliyatın gerekliliği konusunda dosyadaki bilgilere göre karar verilememiştir. Ameliyat öncesi dönemde Endokrinoloji, Psikiyatri ve Diyet birimlerinden oluşan multidisipliner yaklaşım ile medikal önerilerde bulunulup kilo kaybı sağlanamadı ise elbette ki ameliyat endikasyonu vardır. 1. ameliyattaki tıbbi yaklaşımın video kaydı bulunmadığından karar verilememektedir ancak ifadeler ve ameliyat notlarına dayanarak bir soruna rastlanmamıştır. Daha sonraki dönemde perforasyon tanısında bir gecikme vardır. Tekrar ameliyat kararı doğrudur. Ameliyatta yapılanlar ile nazogastrik sondadan yıkama yapılarak perforasyon bölgesi kontrol edildi ise perforasyon odağının bulunamamış olması durumunda yapılan prosedür de doğrudur…” şeklinde görüş belirtildiği, aynı bilirkişilere ait 29.11.2012 tarihli raporda da, “…Kanaatimizce bu hastanın kaybında temel sorun cerrahi prosedürlerin eksik olabilecek teferruatları değil, cerrahi sonrası gelişen komplikasyonun (perforasyon ve arkasından gelişen sepsis) tanısının geç olarak konulması ve geç müdahale edilmesidir…” olarak görüş bildirildiği görülmektedir.
5. Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 23.07.2014 tarihli ve 3246 karar sayılı mütalaasında;
“…Sonuç olarak; Geçirdiği mide küçültme operasyonu sonrası … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde öldüğü bildirilen 1976 doğumlu … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerinde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde;
A)Tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre medikal tedavi ve endokrinoloji kontrolünde diyete rağmen morbitobez olan BMI saptanan kişiye cerrahi tedavi endikasyonu konularak … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi servisine 09/07/2012 tarihinde yatırıldığı, 10/07/2012 tarihinde preop hazırlıkları ardından genel anestezi altında laparoskopik yöntem ile mide büyük kurvatuarın serbestleştirilerek mide tüp şeklinde kalacak şekilde 2 adet 2-0 prolen ile plike edildiği, kişinin postopservise alındığı, tedavisinin düzenlendiği, solunum şikayetlerinin olması üzerine çekilen PA akciğer grafisi ve toraks CT’de akciğerlerde atelektazi ve konsolidasyon alanları tespit edilmesi üzerine 14/07/2012 tarihinde yoğun bakım ünitesine alındığı, maske ile O2 tedavisi Nebul tedavi ve triflaw başlandığı, genel durumunun iyi vitallerinin stabil olması üzerineaynı gün cerrahi servisine tekrar transfer edildiği, serviste takip ve tedavisi devam ederken tekrar nefes darlığı şikayeti gelişmesi üzerine
kişiye maske ile O2 Combivent tedavilerinin başlandığı, 17/07/2012 tarihinde toraks BT ve toraks BT anjio tetkiklerinin yapıldığı, pulmoner emboli lehine bulgu saptanmadığı, perisplevik serbest mayi mazenterde kirli görünüm izlendiği, diafragmadaelevasyon, akciğerlerde hava bronkogramı içeren konsolide alanlar, bilateral hemitoraksta minimal plevraleffüzyon tespit edildiği, kişinin 17/07/2012 tarihinde tekrar yoğun bakım ünitesine alındığı, aynı gün eksploratif amaçlı ameliyata alındığı, batında yaklaşık 3000 cc orjini belli olmayan enfekte mayi görüldüğü, aspire edilerek 4000 cc SF ile yıkandığı, morrisonadouglasa vedalak lojuna dren konularak batın open olarak bırakıldığı, kişinin postop yoğun bakıma alındığı, şuurun kapalı entübe olduğu, mekanik ventilatöre bağlandığı, inotrop desteğine başlanıldığı, ateşin 39 derece olduğu, tedavisinin düzenlendiği,takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde saat 01:10’da arrest olduğu, CPR uygulandığı, yanıt alınamadığı, 01:50’de eksitus kabul edildiği yapılan otopsisinde sağ göğüs boşluğundan 200 ml sol göğüs boşluğundan 100 ml kirli sarı görünümde sıvı boşaltılan sağ akciğer alt lobdabelirgin olmak üzereher iki akciğer yüzeyinde pürülan görünüm mevcut olan kesitlerinden kanlı sıvı çıkışı izlenen, batın boşluğundan 700 ml kirli sarı bulanık görünümde kanlı sıvı görülen, batın duvarında insizyon hattına denk gelen alanda yara dudakları ayrık olan, içinde az miktarda bulaşık halde hematom tespit edilen, mide büyük kuruvatuar boyunca 14 cm uzunlukta mavi renkli prolen iplikle çaprazuzun sütürlergörülen mide büyük kurvatuardasütürların bağlandığı yerlerde 4 adet yara dudaklarının açılmış olduğu, tam kat doku defekti alanı görülen, dalak yüzey ve kesitlerinin enfekte görünümde olduğu izlenenhistopatolojik incelemede akciğerde intraalveoler taze kanama, hiperemi, irili fibrinliplörit, diffüz alveol epitel hasarı (subakut dönem) hyalenmembran oluşumu, karaciğerde santral hemorajik nekrozla giden orta derecede parankim zararı, kapsülde irinli fibrinli iltihap, dalaktakapsülde irinli fibrinli iltihap, yağ dokusu içerisinde irinli iltihap, mide duvarında fokal kanama alanları tespit edilen kişinin ölümünün mide küçültme ameliyatı ve buna bağlıgelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu,
B)Adli dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre medikal tedavi ve endokrinoloji kontrolünde diyete rağmen morbitobez olan BMI saptanan kişiye cerrahi tedavi endikasyonu konularak … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi servisine 09/07/2012 tarihinde yatırıldığı, 10/07/2012 tarihinde preop hazırlıkları ardından genel anestezi altında laparoskopik yöntem ile mide büyük kurvatuarın serbestleştirilerek mide tüp şeklinde kalacak şekilde 2 adet 2-0 prolen ile plike edildiği, kişinin postopservise alındığı, tedavisinin düzenlendiği, solunum şikayetlerinin olması üzerine çekilen PA akciğer grafisi ve toraks CT’de akciğerlerde atelektazi ve konsolidasyon alanları tespit edilmesi üzerine 14/07/2012 tarihinde yoğun bakım ünitesine alındığı, maske ile O2 tedavisi Nebul tedavi ve triflaw başlandığı, genel durumunun iyi vitallerinin stabil olması üzerine aynı gün cerrahi servisine tekrar transfer edildiği, serviste takip ve tedavisi devam ederken tekrar nefes darlığı şikayeti gelişmesi üzerine kişiye maske ile O2 Combivent tedavilerinin başlandığı, 17/07/2012 tarihinde toraks BT ve toraks BT anjio tetkiklerinin yapıldığı, pulmoner emboli lehine bulgu saptanmadığı, perisplevik serbest mayi mazenterde kirli görünüm izlendiği, diafragmadaelevasyon, akciğerlerde hava bronkogramı içeren konsolide alanlar, bilateral hemitoraksta minimal plevraleffüzyon tespit edildiği, kişinin 17/07/2012 tarihinde tekrar yoğun bakım ünitesine alındığı, aynı gün eksploratif amaçlı ameliyata alındığı, batında yaklaşık 3000 cc orjini belli olmayan enfekte mayi görüldüğü, aspire edilerek 4000 cc SF ile yıkandığı, morrisonadouglasa ve dalak lojuna dren konularak batın open olarak bırakıldığı,kişinin postop yoğun bakıma alındığı, şuurun kapalı entübe olduğu, mekanik ventilatöre bağlandığı, inotrop desteğine başlanıldığı, ateşin 39 derece olduğu, tedavisinin düzenlendiği, takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde saat 01:10’da arrest olduğu, CPR uygulandığı, yanıt alınamadığı, 01:50’de eksitus kabul edildiği dikkate alındığında kişiye gerekli muayene ve tetkiklerinin yapılarak uygun endikasyonla tedavisi için Laparoskopikgastrikplikasyon ameliyatı önerildiği, onamının ardından cerrahi servisine yatırıldığı, ameliyat öncesi gerekli hazırlıkların ardından 10/07/2012 tarihinde ameliyatının uygulandığı, ameliyat sonrası gerekli tedavisinin düzenlendiği, 11/07/2012 günü şikayetlerine uygun olarak gerekli konsültasyonun istendiği, 13/07/2012 günü yapılan batın muayenesinde özellik olmadığı, çekilen akciğer grafisinde solda plörezi saptanması üzerine gerekli göğüs cerrahisi konsültasyonu istendiği, 14/07/2012 günü solunum sıkıntısı saptanması nedeniyle yoğun bakıma alındığı, gerekli tedavisinin ardından solunum sıkıntısının düzelmesi üzerine servise alındığı, tedavisine devam edildiği, 16/07/2012 günü batın muayenesinde özellik olmadığı, şikayetlerine uygun olarak göğüs hastalıkları ve kardiyoloji konsültasyonları istendiği, 17/07/2012 günü sabah saatlerinde gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle Toraks BT çekildiği, takip, tetkik ve tedavisi için yoğun bakıma yatırıldığı, saat 15:16’da çekilen Batın BT’nin ilgili uzmanı ile sözlü konsültasyon yapıldığı ve eksploratif amaçlı acil olarak ameliyata alındığı, batındaki orjini belli olmayan enfektemayinin aspire edildiği, batın temizlendikten sonra, perforasyon yerinin araştırıldığı ve bulunamadığı, multipl drenaj uygulanarak ameliyata son verildiği, yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavisine devam edildiği dikkate alındığında kişinin uygun endikasyonla yapılan laparoskopikgastrikplikasyon ameliyatının ardından takiplerinin düzenli olarak yapıldığı, belirti ve bulgularına yönelik gerekli muayene, tetkik, konsültasyon ve tedavilerinin uygun olarak yapıldığı, abdominal bulgular ön plana çıkınca acil olarak yeniden ameliyata alındığı, uygun olarak yapılan müdahalenin ardından takip ve tedavisinin yoğun bakım şartlarında sürdürüldüğü dikkate alındığında ölümde Doç. Dr. .’a kusur atfedilemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur…” şeklinde görüş belirtilmiştir.
6. Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/06/2015 tarihli 3627 karar nolu mütalaasında; “…Geçirdiği mide küçültme operasyonu sonrası … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde öldüğü bildirilen 1976 doğumlu … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerinde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde;
A-Tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre medikal tedavi ve endokrinoloji kontrolünde diyete rağmen morbitobez olan BMI saptanan kişiye cerrahi tedavi endikasyonu konularak … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi servisine 9/07/2012 tarihinde yatırıldığı, 10/07/2012 tarihinde preop hazırlıkları ardından genel anestezi altında laparoskopik yöntem ile mide büyük kurvatuarın serbestleştirilerek mide tüp şeklinde kalacak şekilde 2 adet 2-0 prolen ile plike edildiği, kişinin postop servise alındığı, tedavisinin düzenlendiği, solunum şikayetlerinin olması üzerine çekilen PA akciğer grafisi ve toraks CT’de akciğerlerde atelektazi ve konsolidasyon alanları tespit edilmesi üzerine 14/07/2012 tarihinde yoğun bakım ünitesine alındığı, maske ile O2 tedavisi Nebul tedavi ve triflaw başlandığı, genel durumunun iyi vitallerinin stabil olması üzerine aynı gün cerrahi servisine tekrar transfer edildiği, serviste takip ve tedavisi devam ederken tekrar nefes darlığı şikayeti gelişmesi üzerine kişiye maske ile O2 Combivent tedavilerinin başlandığı, 17/07/2012 tarihinde toraks BT ve toraks BT anjio tetkiklerinin yapıldığı, pulmoneremboli lehine bulgu saptanmadığı, perisplevik serbest mayi mazenterde kirli görünüm izlendiği, diafragmadaelevasyon, akciğerlerde hava bronkogramı içeren konsolide alanlar, bilateral hemitoraksta minimal plevraleffüzyon tespit edildiği, kişinin 17/07/2012 tarihinde tekrar yoğun bakım ünitesine alındığı, aynı gün eksploratif amaçlı ameliyata alındığı, batında yaklaşık 3000 cc orjini belli olmayan enfekte mayi görüldüğü, aspire edilerek 4000 cc SF ile yıkandığı, morrisonadouglasa ve dalak lojuna dren konularak batın open olarak bırakıldığı, kişinin postop yoğun bakıma alındığı, şuurun kapalı entübe olduğu, mekanik ventilatöre bağlandığı, inotrop desteğine başlanıldığı, ateşin 39 derece olduğu, tedavisinin düzenlendiği,takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde saat 01:10’da arrest olduğu, CPR uygulandığı, yanıt alınamadığı, 01:50’de eksitus kabul edildiği yapılan otopsisinde sağ göğüs boşluğundan 200 ml sol göğüs boşluğundan 100 ml kirli sarı görünümde sıvı boşaltılan sağ akciğer alt lobda belirgin olmak üzere her iki akciğer yüzeyinde pürülan görünüm mevcut olan kesitlerinden kanlı sıvı çıkışı izlenen, batın boşluğundan 700 ml kirli sarı
bulanık görünümde kanlı sıvı görülen, batın Duvarında insizyon hattına denk gelen alanda yara dudakları ayrık olan, içinde az miktarda bulaşık halde hematom tespit edilen, mide büyük kuruvatuar boyunca 14 cm uzunlukta mavi renkli prolen iplikle çapraz uzun sütürler görülen mide büyük kurvatuardasütürların bağlandığı yerlerde 4 adet yara dudaklarının açılmış olduğu, tam kat doku defekti alanı görülen, dalak yüzey ve kesitlerinin enfekte görünümde olduğu izlenen histopatolojik incelemede akciğerde intraalveoler taze kanama, hiperemi, irili fibrinliplörit, diffüz alveol epitel hasarı (subakut dönem) hyalenmembran oluşumu, karaciğerde santral hemorajik nekrozla giden orta derecede parankim zararı, kapsülde irinli fibrinli iltihap, dalakta kapsülde irinli fibrinli iltihap, yağ dokusu içerisinde irinli iltihap, mide duvarında fokal kanama alanları tespit edilen kişinin ölümünün mide küçültme ameliyatı ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu,
B-Adli dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre medikal tedavi ve endokrinoloji kontrolünde diyete rağmen morbitobez olan BMI saptanan kişiye cerrahi tedavi endikasyonu konularak … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi servisine 9/07/2012 tarihinde yatırıldığı, 10/07/2012 tarihinde preop hazırlıkları ardından genel anestezi altında laparoskopik yöntem ile mide büyük kurvatuarın serbestleştirilerek mide tüp şeklinde kalacak şekilde 2 adet 2-0 prolen ile plike edildiği, kişinin postop servise alındığı, tedavisinin düzenlendiği, solunum şikayetlerinin olması üzerine çekilen PA akciğer grafisi ve toraks CT’de akciğerlerde atelektazi ve konsolidasyon alanları tespit edilmesi üzerine 14/07/2012 tarihinde yoğun bakım ünitesine alındığı, maske ile O2 tedavisi Nebul tedavi ve triflaw başlandığı, genel durumunun iyi vitallerinin stabil olması üzerine aynı gün cerrahi servisine tekrar transfer edildiği, serviste takip ve tedavisi devam ederken tekrar nefes darlığı şikayeti gelişmesi üzerine kişiye maske ile O2 Combivent tedavilerinin başlandığı, 17/07/2012 tarihinde toraks BT ve toraks BT anjio tetkiklerinin yapıldığı, pulmoneremboli lehine bulgu saptanmadığı, perisplevik serbest mayi mazenterde kirli görünüm izlendiği, diafragmadaelevasyon, akciğerlerde hava bronkogramı içeren konsolide alanlar, bilateral hemitoraksta minimal plevraleffüzyon tespit edildiği, kişinin 17/07/2012 tarihinde tekrar yoğun bakım ünitesine alındığı, aynı gün eksploratif amaçlı ameliyata alındığı, batında yaklaşık 3000 cc orjini belli olmayan enfekte mayi görüldüğü, aspire edilerek 4000 cc SF ile yıkandığı, morrisonadouglasa ve dalak lojuna dren konularak batın open olarak bırakıldığı, kişinin postop yoğun bakıma alındığı, şuurun kapalı entübe olduğu, mekanik ventilatöre bağlandığı, inotrop desteğine başlanıldığı, ateşin 39 derece olduğu, tedavisinin düzenlendiği, takip ve tedavisi devam ederken 22/07/2012 tarihinde saat 01:10’da arrest olduğu, CPR uygulandığı, yanıt alınamadığı, 01:50’de eksitus kabul edildiği, takiplerinde 11/07/2012 günü:WBC:13, Hgb:10, Plt:281, TA:120/80, N:86, ateş 36,7, 12/07/2012 günü TA: 120/80mmHg, nabız:86, ateş:36.8, 13/07/2012 günü TA:130/80mmHg, Nabız:100, ateş:36.6, CRP:181, 14/07/2012 günü WBC:7, Hgb:11, Plt:324, TA:130/80mmHg, nabız:106, ateş:37.1 derece,15/07/2012 günü TA:120/70mmHg, nabız:82, ateş:38.4 derce, 16/07/2012 günü Wbc:11, Hgb:11, Plt:339, TA:130/700mmHg, nabız:92, ateş:37.6, 17/07/2012 günü Wbc:15, Hgb:11, PLT:429, CRP:192, 18/07/2012 günü Wbc:12, Hgb:9, PLT:234, 19/07/2012 günü WBC:7, Hgb:7, PLT:136, CRP:214, 20/07/2012 günü WBC:3, Hgb:9, PLT:133, 21/07/2012 günü Wbc:7, Hgb:8, PLT 96 olduğu dikkate alındığında kişiye gerekli muayene ve tetkiklerinin yapılarak uygun endikasyonla tedavisi için Laparoskopik Gastrik Plikasyon ameliyatı önerildiği, onamının ardından cerrahi servisine yatırıldığı, ameliyat öncesi gerekli hazırlıkların ardından 10/07/2012 tarihinde ameliyatının uygulandığı, ameliyat sonrası gerekli tedavisinin düzenlendiği, 11/07/2012 günü şikayetlerine uygun olarak gerekli konsültasyonun istendiği, 13/07/2012 günü yapılan batın muayenesinde özellik olmadığı, çekilen akciğer grafisinde solda plörezi saptanması üzerine gerekli göğüs cerrahisi konsültasyonu istendiği, 14/07/2012 günü solunum sıkıntısı saptanması nedeniyle yoğun bakıma alındığı, gerekli tedavisinin ardından solunum sıkıntısının düzelmesi üzerine servise alındığı, tedavisine devam edildiği, 16/07/2012 günü batın muayenesinde özellik olmadığı, şikayetlerine uygun olarak göğüs hastalıkları ve kardiyoloji konsültasyonları istendiği, 17/07/2012 günü sabah saatlerinde gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle Toraks BT çekildiği, takip, tetkik ve tedavisi için yoğun bakıma yatırıldığı, saat 15:16’da çekilen Batın BT’nin ilgili uzmanı ile sözlü konsültasyon yapıldığı ve eksploratif amaçlı acil olarak ameliyata alındığı, batındaki orjini belli olmayan enfektemayininaspire edildiği, batın temizlendikten sonra, perforasyon yerinin araştırıldığı ve bulunamadığı, multipl drenaj uygulanarak ameliyata son verildiği, yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavisine devam edildiği dikkate alındığında kişinin uygun endikasyonla yapılan Laparoskopik Gastrik Plikasyon ameliyatının ardından takiplerinin düzenli olarak yapıldığı, belirti ve bulgularına yönelik gerekli muayene, tetkik, konsültasyon ve tedavilerinin uygun olarak yapıldığı, abdominal bulgular ön plana çıkınca acil olarak yeniden ameliyata alındığı, uygun olarak yapılan müdahalenin ardından takip ve tedavisinin yoğun bakım şartlarında sürdürüldüğü dikkate alındığında yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle; Doç.Dr. Rıza Kutanis’a kusur atfedilemeyeceği oybirliğiyle mütalaa olunur…” şeklinde görüş bildirilmiştir.
7. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna ait 22.10.2015 tarihli raporunda;
“…kişiye gerekli muayene ve tetkiklerinin yapılarak uygun endikasyonla tedavisi için Laparoskopik Gastrik Plikasyon ameliyatı önerildiği, onamının ardından cerrahi servisine yatırıldığı, ameliyat öncesi gerekli hazırlıkların ardından 10/07/2012 tarihinde ameliyatının uygulandığı, ameliyat sonrası gerekli tedavisinin düzenlendiği, 11/07/2012 günü şikayetlerine uygun olarak gerekli konsültasyonun istendiği, 13/07/2012 günü yapılan batın muayenesinde özellik olmadığı, çekilen akciğer grafisinde solda plörezi saptanması üzerine gerekli göğüs cerrahisi konsültasyonu istendiği, 14/07/2012 günü solunum sıkıntısı saptanması nedeniyle yoğun bakıma alındığı, gerekli tedavisinin ardından solunum sıkıntısının düzelmesi üzerine servise alındığı, tedavisine devam edildiği, 16/07/2012 günü batın muayenesinde özellik olmadığı, şikayetlerine uygun olarak göğüs hastalıkları ve kardiyoloji konsültasyonları istendiği, 17/07/2012 günü sabah saatlerinde gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle Toraks BT çekildiği, takip, tetkik ve tedavisi için yoğun bakıma yatırıldığı, saat 15:16’da çekilen Batın BT’nin ilgili uzmanı ile sözlü konsültasyon yapıldığı ve eksploratif amaçlı acil olarak ameliyata alındığı, batındaki orjini belli olmayan enfekte mayinin aspire edildiği, batın temizlendikten sonra, perforasyon yerinin araştırıldığı ve bulunamadığı, multipl drenaj uygulanarak ameliyata son verildiği, yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavisine devam edildiği dikkate alındığında kişinin uygun endikasyonla yapılan Laparoskopik Gastrik Plikasyon ameliyatının ardından takiplerinin düzenli olarak yapıldığı, belirti ve bulgularına yönelik gerekli muayene, tetkik, konsültasyon ve tedavilerinin uygun olarak yapıldığı, abdominal bulgular ön plana çıkınca acil olarak yeniden ameliyata alındığı, uygun olarak yapılan müdahalenin ardından takip ve tedavisinin yoğun bakım şartlarında sürdürüldüğü dikkate alındığında yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle; .’a kusur atfedilemeyeceği oy birliğiyle mütalaa olunur…” şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
8. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde atılı suçlamaları kabul etmediği ve tanıklar N.K., S.T.K.’nin anlatımlarının dava dosyasında olduğu görülmüştür.
9. Mahkemece, “…Her ne kadar bu ameliyatı yapan sanık . hakkkında taksirle ölüme sebep olmaktan kamu davası açılmış ise de; dosya kapsamındaki tüm deliller, hastane evrakları ve en son gelen … Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 22/12/2015 tarihli raporuna göre, sanığın kusurunun bulunmadığı belirtildiğinden ve bu rapor mahkememizcede detaylı ve ayrıntılı kabul edilerek ve olaya uyduğu kanaatine varılarak, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı…” gerekçeleri ile sanığın beraatine karar verildiği görülmektedir.
10. Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 20.03.2014 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.
11. Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, dosya kapsamı, otopsi raporu, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporları ve tutanaklar karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Ölen …’ün 10.07.2012 tarihinde … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sanık tarafından ameliyat edildiği, mide katlama ameliyatı yapıldığı, şikayetinin devam etmesi üzerine ikinci kez sanık tarafından tekrar ameliyat edildiği ve ikinci ameliyatından sonra durumunun tehlike arz etmesi sebebiyle yoğun bakıma alındığı, 22.07.2012 tarihinde 02:00 sıralarında yoğun bakımda olduğu sırada mide delinmesi komplikasyonu neticesinde öldüğü olayda; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna ait 22.10.2015 tarihli rapordaki tespitlerin oluşa uygun olduğu, bu raporda kişinin uygun endikasyonla yapılan Laparoskopik Gastrik Plikasyon ameliyatının ardından takiplerinin düzenli olarak yapıldığı, belirti ve bulgularına yönelik gerekli muayene, tetkik, konsültasyon ve tedavilerinin uygun olarak yapıldığı, abdominal bulgular ön plana çıkınca acil olarak yeniden ameliyata alındığı, uygun olarak yapılan müdahalenin ardından takip ve tedavisinin yoğun bakım şartlarında sürdürüldüğü dikkate alındığında yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğundan sanığa kusur atfedilemeyeceğinin bildirildiği ve Mahkemece hükme esas alınarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla, Mahkemece sanığın beraatine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu nedenlerle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin mahkemenin hükme esas aldığı raporda sanık doktorun yalnızca ameliyat esnasında kusursuz olduğunu belirten kısmına dayanarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğuna, tedavi süreci ameliyattan sonraki kısmı da kapsar nitelikte geniş yorumlanması gerektiğine, ameliyatı ve sonrasını ayrı düşünüp aradaki illiyet bağını kaldırarak hüküm kurmanın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, maktulenin hayati riski yüksek olan ağır bir operasyon geçirmiş olduğuna, bu operasyonun neticesinde hastanın sağlığına kavuşabilmesi için özenli bir tedavi süreci geçirmesi gerekirken, bakımı yetersiz kalmış ve tedavisi özensiz bir şekilde yapılmış olduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 gün ve 2014/39 E. 2016/6 K. sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.