YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4618
KARAR NO : 2023/153
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle ölüme neden olma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/12 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesini ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli ve 2016/133360 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Aracı kullanan sanık … olmasına rağmen maddi gerçeğe, usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğuna,
2. Eksik inceleme yapıldığına,
3.Sair nedenlere,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Ölen … ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü …’ın çalıştığı kahvenin arka tarafında bir iki bira içtikten sonra eğlenmek amacıyla 36/45 isimli mekana gittikleri, akabinde ölenin kız arkadaşından mesaj gelmesi üzerine motosikletle Yanıklar gazinosuna gittikleri ve burada bir süre eğlendikleri, daha sonra motosikletle gece vakti, aydınlatmalı, meskun mahalde, bölünmüş zemin ıslak caddede seyir halindeyken orta refüjde bulunan aydınlatma direğine çarpmaları sonucunda kazanın meydana geldiği ve kaza sonrasında …’ın hayatını kaybettiği, dosyadaki delillerden ve adli tıp kurulu ilgili ihtisas dairesinden alınan rapor doğrultusunda motosiklet sürücüsünün kim olduğunun tespit edilememesi ve Anayasanın 38/4, AİHS’in 6/2. maddesinde düzenlenen “masumiyet karinesi” ve ancak suçu işlediği sabit olan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebileceğini düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin beşinci fıkrası gerekçeleriyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık aşamalarda alınan tüm beyanlarında, motosikleti kullananın ölen … olduğunu beyan etmiştir.
3.Ölenin anne ve babası olan katılanlar sanıktan şikayetçi olup mahkemece davaya katılmalarına karar verilmiştir.
4…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 13.12.2014 tarihli ölü muayene tutanağında, …’ın kafa ve göğüs travmasına bağlı iç kanama nedeniyle öldüğü tespit edilmiştir.
5.Sanık … hakkında… Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen genel adli muayene raporunda; kafa sol ön frontalde 4-5 cm derin yarık olduğu, kafa travması ve beyin cerrahi uzmanı tarafından incelenmesi amacıyla … Can Hastanesine sevk edildiğinin belirtildiği, saat 20:24’te düzenlenen raporda, sol lomber bölgede 4*6 cm boyutlarında yüzeysel sıyrık şeklinde lezyon ve sol frontal bölgede 4*1 boyutunda kesi bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
6.Sanığın … sürücüsünün kendisinin olmadığını beyan ettiği fakat motosikletin sol tarafının hasarlı olduğu, sanığın vücudundaki yaraların kafasının sol tarafı, karnının sol tarafı ve sol elinde olduğuna dair kolluk görevlilerince düzenlenen 13.12.2014 tarihli tutanak dosya içerisindedir.
7.Sanık ve ölenin olaydan önce gittikleri Yanıklar gazinosundan olay mahalline kadar olan güzergahtaki kamera kayıtlarının incelenmesinde, motosikleti kullananın kim olduğunun tespit edilemediğine dair kolluk görevlilerince düzenlenen 13.12.2014 tarihli tutanak dosya içerisindedir.
8.Olay yeri inceleme raporunda, motosiklet üzerinde yapılan parmak izi araştırmasında tasnife elverişli parmak izi bulunamadığı belirtilmiştir.
9.Olay sonrası mahalden geçerken trafik kazasını görerek … ve kolluk ekiplerine ihbar eden tanık Ö.Y, motosikleti kimin kullandığına dair bilgisi olmadığını beyan etmiştir.
10. … 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11.11.2015 tarihli raporunda; …’ın ölü muayenesinde tespit edilen bulgular ve …’nün tedavi esnasında tespit edilen travmatik bulguları birlikte değerlendirildiğinde, mevcut verilerle tek taraflı meydana gelen motosiklet kazasında sürücünün kim olduğunun tespit edilemediği oybirliğiyle mütalaa edilmiştir.
11.Kaza tespit tutanağı ve mahallinde keşif sonucu düzenlenen 08.05.2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsü …’nün kusurlu olduğu belirtilmiştir.
12.Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyası içindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi yönünden
1. Aracı Sanığın Kullandığına Dair Temyiz Sebebi Yönünden;
Dosya kapsamına göre, sanığın olay anında motosikleti ölen …’ın kullandığına dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Eksik İnceleme Yönünden;
Olay ve Olgular bölümünde belirtilen deliller ve incelenen dosya kapsamına göre, mahkemece eksik inceleme yapılmadığı anlaşıldığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Sair Nedenler Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle… Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/12 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.