YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4654
KARAR NO : 2023/406
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/335 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 52 nci maddesine göre adli para cezasına çevrilmesiyle 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/134202 sayılı sair temyiz istemlerinin reddiyle tam gün sayısı ve hükmedilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi sırasında başvurulan kanun maddesinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi,
1.Erteleme hükümlerinin uygulanmamasının,
2.Müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmemesinin
Hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Yerel Mahkemece, sanığın sahibi olduğu Ayata Metal Endüstri Boru Profil Haddecilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde, metal sac işleme işçisi 1953 doğumlu …’in, tavan vincini elindeki uzaktan kumanda yardımıyla kullanarak ağırlığı 5 ton ile 12 ton arasında rulo halindeki sacı kumanda yardımıyla geriye doğru götürmekteyken, kendisinin arka tarafında başka sac malzemesi bulunması sebebiyle gidecek yeri kalmayınca, tavan vincindeki rulonun kendisine çarpması sonucu öldüğü biçiminde gerçekleştiği kabul edilen olayda, işyerinde yapılan yük kaldırma işinin kontrol, denetim ve gözetim altında gerekli emniyet tedbirlerini alınarak yapılmasını organize etmeyen, uygun … organizasyonunu sağlamayan, … güvenliği tedbiri konusunda gerekli eğitimi aldırmayan, kazalıya … bilincini kazandırmayan sanığın, anılan davranışlarıyla tali kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiğinden bahisle cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanında olayın meydana gelmesinde etken davranışının bulunmadığını ileri sürmektedir.
3.14.04.2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında,
…’in künt göğüs ve batın travmasına bağlı çok sayıda kaburga ve pelvis kırıkları ile birlikte iç organ harabiyeti ve gelişen iç kanama sonucu ölmüş olduğu… görüş ve kanaatindeyiz.
Denilmektedir.
4.Dosyada olay görüntülerinin yer aldığı cd ve cd çözüm tutanağı mevcuttur.
5…. Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 22.05.2015 tarihli A sınıfı … güvenliği uzmanı, mühendis bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda, çalışmaları esnasında şahsi güvenliğini sağlamak bakımından dikkatli ve tedbirli hareket etmeyen, mesleki öngörme, yetenek ve kabiliyetini kullanmayan, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde hatalı bir çalışma izlediğinden kazazede …’in asli kusurlu,
Kazazedeye işbaşında uyulması gereken kurallar, tehlike ve risk kavramları gibi temel konuları içeren ”Temel … Sağlığı Güvenliği Eğitimlerini” yeterli düzeyde vermeyen, işçilere sadece yaptıkları işi öğretmek ile yetinmeyip bunu uygun bir denetim mekanizması kurarak denetlemeyen, kullanılan makine, ekipman ve teçhizatlara yönelik talimatları hazırlayıp çalışanına tebliğ etmeyen ve mesleki eğitim almamış işçi çalıştıran işveren sanığın tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.
6.Yargılama aşamasında aldırılan 16.12.2015 tarihli üç inşaat yüksek mühendisi, A sınıfı … güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, muhtemel tehlikelere karşı şahsi güvenliğini korumada yeterince dikkatli ve tedbirli davranmayan, sac rulonun taşınması sırasında güvenli bir yerde durmayan kazalı …’in asli derece kusurlu olduğu, … yerinde yapılan yük kaldırma işinin kontrol, denetim ve gözetim altında gerekli emniyet tedbirleri alınarak yapılmaması, uygun … organizasyonun sağlanmaması, vinçle yapılan çalışmalar sırasında alınacak … güvenliği tedbirleri konusunda yeterli eğitimlerin verilmemesi, kazalıya … güvenliği bilincinin yeterince kazandırılmaması, kontrol ve denetim görevini yeterince yerine getirmemesi nedeniyle sanığın tali derece kusurlu olduğu hususlarına yer verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde, kusur tayininde, hükmedilen temel ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
A)Tebliğname Yönünden
1.Sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmesinin dayanak maddeleri olan 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının gösterilmemesi ve
2.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı bulunmuştur.
B)Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Mahkemece erteleme müessesesinin uygulanması yönünde takdir kullanılmadığı ve bu hususun mahkemenin takdirinde olduğunda gözetildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi reddedilmiştir.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 22.05.2015 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu yargılama aşamasında düzenlenen 16.12.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettikleri anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe kısmında A bölümünde açıklanan nedenlerle, … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/335 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün dördüncü fıkrası kaldırılarak yerine ”Sanığa verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 1210 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.